Böbrek Kisti Nedir ve Ne Zaman Tedavi Edilmelidir?
Böbrek kistleri, böbrek dokusunun içinde veya yüzeyinde gelişen, etrafı ince bir zarla çevrili, içi sıvı dolu keseciklerdir. Toplumda özellikle 50 yaşın üzerindeki bireylerde oldukça sık rastlanan bu kistler, çoğunlukla “basit böbrek kisti” karakterindedir ve tesadüfen ultrason veya tomografi incelemelerinde saptanırlar.
Küçük ve herhangi bir şikayete yol açmayan basit böbrek kistleri genellikle zararsızdır ve sadece düzenli aralıklarla takip edilmeleri yeterlidir. Ancak kist zamanla büyüdüğünde çevre dokulara ve böbreğin kendisine baskı yapmaya başlar.
Şu Durumlarda Böbrek Kistinin Tedavi Edilmesi Gerekir:
- Şiddetli Yan ve Sırt Ağrısı: Büyüyen kistin böbrek kapsülünü germesi veya çevre sinirlere bası yapması nedeniyle geçmeyen künt bir ağrı oluşması.
- Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon): Kistin böbrek dokusunu veya böbrek damarlarını sıkıştırarak böbrek içi basıncı artırması ve tansiyonu tetiklemesi.
- İdrar Yolları Tıkanıklığı (Hidronefroz): Kistin, idrarın böbrekten süzülüp aşağı akmasını sağlayan havuzcuğa (pelvis) veya idrar kanalına (üretere) bası yaparak idrar akışını engellemesi ve böbreği şişirmesi.
- Enfeksiyon veya Kanama: Kist içinin iltihaplanması (apseleşme) veya kist içine kanama meydana gelmesi sonucu ateş, şiddetli ağrı ve idrarda kan görülmesi.
Geçmişte bu tür büyüyen ve şikayet yaratan kistler için genel anestezi altında laparoskopik (kapalı) veya açık cerrahi ameliyatlar uygulanmaktayken; günümüzde Girişimsel Radyoloji sayesinde bu kistler ameliyatsız, narkozsuz ve sadece bir iğne deliğinden girilerek tamamen ortadan kaldırılabilmektedir.
Ameliyatsız Böbrek Kisti Tedavisi (Perkütan Skleroterapi) Nedir?
Girişimsel Radyoloji ünitelerinde uygulanan bu yönteme tıp dilinde Perkütan Kist Aspirasyonu ve Skleroterapi denir. “Perkütan”, cilt üzerinden bir iğneyle girilmesi anlamına gelirken; “skleroterapi” ise kistin tekrarlamasını önlemek için duvarlarının özel bir ilaçla kurutulması işlemidir.
Sadece kist içindeki sıvıyı bir iğneyle çekmek (aspirasyon) kalıcı bir çözüm değildir; çünkü kistin iç çeperini döşeyen hücreler sıvı üretmeye devam eder ve kist birkaç hafta içinde eski boyutuna geri döner. Kalıcı başarı için mutlaka skleroterapi uygulanmalıdır.
İşlem Nasıl Uygulanır? (Adım Adım Süreç)
Böbrek kisti kurutma işlemi, ameliyathane ortamına gerek kalmadan, Girişimsel Radyoloji ultrasonografi/skopi süitinde, hastanın maksimum konforu hedeflenerek gerçekleştirilir.
1.1. Lokal Anestezi ve Ultrason Haritalaması:Konforlu Başlangıç.
Hasta işlem masasına kistin konumuna göre genellikle yüzüstü veya yan yatırılır. Yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ile kistin böbrekteki tam yeri, boyutu ve etrafındaki damarlarla ilişkisi milimetrik olarak haritalandırılır. Sırt bölgesindeki giriş alanı lokal anestezi ile tamamen uyuşturulur. Hasta işlem boyunca uyanıktır ve hiçbir ağrı hissetmez.
2.2. İğne ile Giriş ve Kistin Boşaltılması:Sıvının Tahliyesi.
Girişimsel Radyolog, ultrason ekranını canlı olarak izleyerek uyuşturulan bölgeden son derece ince bir iğneyle doğrudan kistin merkezine girer. İğnenin içinden kist sıvısı tamamen dışarı çekilir. Çıkan sıvı, analize gönderilmek üzere laboratuvar tüplerine alınır. Kist boşaldıkça kistin çeperlerinin büzüştüğü ultrasonda net olarak izlenir.
3.3. Sklerozan (Kurutucu) Ajan Uygulaması:Hücresel Kurutma.
Kist tamamen boşaltıldıktan sonra, kisti döşeyen ve sıvı üreten hücreleri kalıcı olarak yok etmek amacıyla kist boşluğuna özel bir kurutucu ilaç (genellikle steril saf alkol veya doksisiklin) enjekte edilir. Bu ilaç kist boşluğunda yaklaşık 15-20 dakika bekletilir. Bu sırada hastanın hafifçe pozisyon değiştirmesi istenebilir; böylece ilacın kistin tüm iç çeperine eşit şekilde temas etmesi sağlanır.
4.4. İlacın Geri Alınması ve Tamamlama:Dikişsiz Kapanış.
Kist çeperini kurutma görevi biten ilaç, aynı iğne vasıtasıyla tamamen geri çekilerek vücut dışına alınır. İçeride hiçbir sıvı veya ilaç bırakılmaz. İğne çıkarılır ve giriş yerine küçük bir yara bandı yapıştırılır. Tüm süreç yaklaşık 30-40 dakika içinde tamamlanır.
İşlem Sonrası Takip ve Avantajlar
- Hızlı İyileşme ve Aynı Gün Taburculuk: İşlem bittikten sonra hastalarımız servis yatağında 1-2 saat dinlendirilir. Genel anestezi (narkoz) alınmadığı için hasta hemen yiyip içebilir ve aynı gün yürüyerek evine, sosyal hayatına dönebilir.
- Kesisiz ve Dikişsiz: Ameliyat izi, neşter kesisi veya dikiş alma stresi yoktur. Giriş deliği bir gün içinde kendiliğinden kapanır.
- Böbrek Dokusuna Sıfır Zarar: Cerrahide kist çıkarılırken komşu sağlıklı böbrek dokuları etkilenebilir. Girişimsel yöntemde ise iğne doğrudan kistin içine yönlendirildiği için sağlam böbrek parankimi maksimum oranda korunur.
- Yüksek Başarı, Düşük Nüks Oranı: Deneyimli ellerde doğru sklerozan ilaçla yapılan tedavilerde kistin tekrarlama (nüks) riski %5’in altındadır.
Sıkça Sorulan Sorular
- İşlem sırasında canım yanar mı? Hayır. Cilt ve cilt altı dokular çok güçlü lokal anesteziklerle uyuşturulduğu için sadece hafif bir dokunma ve baskı hissi duyulur. İlaç kist içine verildiğinde birkaç dakika süren hafif bir sıcaklık veya sızlama hissi olabilir, bu tamamen normaldir.
- Böbrekteki her kiste bu yöntem uygulanır mı? Hayır. Bu yöntem “basit böbrek kistleri” (Bosniak Tip 1 ve Tip 2) için mükemmel bir çözümdür. Eğer kistin içinde kalın bölmeler, kireçlenmeler veya tomografide etli (solid) yapılar izleniyorsa (Bosniak Tip 3 ve Tip 4 – kanserleşme riski olan kistler), bu kistlere skleroterapi yapılmaz; cerrahi olarak çıkarılması gerekir. Bu ayrım işlem öncesi çekeceğimiz ilaçlı tomografi veya MR ile netleştirilir.
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
Klinikte bize başvuran, sırtındaki veya yanındaki inatçı ağrı nedeniyle geceleri uyuyamayan ya da kistin baskısı yüzünden tansiyonu fırlamış hastalarımızın ameliyat korkusunu çok iyi anlıyoruz. ‘Böbreğimde 10 cm kist var, ameliyat olmam şart mı?’ diye soran hastalarımıza Girişimsel Radyolojinin bu muazzam konforunu anlatmak tıp adına büyük bir mutluluk. Biz anjiyo veya ultrason odasında, hastamızla sohbet ede ede, sadece bir iğne deliğinden o dev kistin içine giriyoruz. Sıvıyı tamamen boşaltıp, kistin bir balon gibi sönüşünü ekranımızda saniye saniye izliyoruz. Ardından o çeperi kurutan özel ilacımızı uygulayıp geri çekiyoruz. Arkamızda ne bir kesi, ne bir dikiş ne de günlerce süren yara ağrısı kalıyor. Hastamızın işlemden iki saat sonra ağrılarından kurtulmuş, yüzü güler bir şekilde evine yürüyerek gitmesi, modern tıbbın hastalarımıza sunduğu en zarif ve en etkili dokunuşlardan biridir.

