Varikosel Nedir ve Erkek Sağlığını Nasıl Etkiler?
Varikosel, testisleri (hayaları) besleyen ve buradaki kirli kanı kalbe geri taşıyan topladamarların (testiküler venler) bacaklardaki varislere benzer şekilde genişlemesi, kıvrımlı hale gelmesi ve işlevini yitirmesi durumudur. Anatomik komşuluklar nedeniyle %90 oranında sol testiste görülür.
Varikosel, zamanında tedavi edilmediğinde erkek sağlığında şu ciddi sorunlara yol açar:
- Meni (Sperm) Kalitesinde Bozulma ve Kısırlık: Kirli kan testis çevresinde göllendiğinde bölgedeki ısı artar ve toksik maddeler birikir. Bu durum sperm sayısını, hareketliliğini ve morfolojisini (şeklini) bozarak erkek kısırlığının (infertilite) en önemli nedeni haline gelir.
- Testis Ağrısı: Özellikle gün içinde uzun süre ayakta kalmakla, yürümekle veya ağır kaldırmakla artan; sırtüstü yatınca hafifleyen künt, sızlayıcı bir ağrı ve dolgunluk hissi yaratır.
- Testis Hacminde Küçülme (Atrofi): Göllenen kanın yarattığı baskı ve beslenme bozukluğu nedeniyle, zamanla o taraftaki testis dokusunda küçülme ve yumuşama gelişebilir.
Geçmişte tek seçenek olan cerrahi operasyonlarda (açık veya mikrocerrahi varikoselektomi) kasık bölgesinden yapılan bir kesiyle bu damarlar tek tek bulunup bağlanırdı. Günümüzde ise Girişimsel Radyoloji, hiçbir cerrahi kesi ve narkoz gerektirmeyen, doğrudan bozulan damarı içeriden kapatan “Perkütan Embolizasyon” yöntemiyle çok daha konforlu ve güvenli bir çözüm sunmaktadır.
Perkütan Varikosel Embolizasyonu Nedir?
Perkütan Varikosel Embolizasyonu; anjiyografi laboratuvarında, gelişmiş görüntüleme kılavuzluğunda gerçekleştirilen, neştersiz, dikişsiz ve ameliyatsız bir damar içi (endovasküler) tedavi yöntemidir.
Tedavi Mantığı Nasıldır?
Varikoselin temel nedeni, testisin ana topladamarındaki kapakçıkların bozulması ve kanın yer çekimiyle geriye (testise doğru) kaçmasıdır. Girişimsel radyolog, anjiyo altında sadece bir iğne deliğinden damarın içine girerek doğrudan bu kaçak yapan (reflü gösteren) damarı tespit eder. Damarın içi, tıbbi açıdan tamamen güvenli mikro sarmallar (coiller) veya özel sıvı yapıştırıcı ajanlar ile kapatılır.
Bozuk damar içeriden bloke edildiğinde, kirli kanın testise doğru geriye kaçışı anında durur. Vücut, testis çevresindeki kanı otomatik olarak bölgedeki diğer sağlıklı ve çalışan topladamarlara yönlendirir. Böylece testis üzerindeki ısı ve basınç baskısı kalkar; sperm üretimi normale döner.
İşlem Nasıl Uygulanır? (Adım Adım Süreç)
Perkütan varikosel embolizasyonu genel anestezi (narkoz) gerektirmeyen, sadece lokal anestezi altında yapılan ve yaklaşık 30-45 dakika süren konforlu bir işlemdir.
1.1. Lokal Anestezi ve Kesisiz Giriş:Konforlu Başlangıç.
Hasta anjiyo masasına alınır. Giriş yeri olarak sıklıkla el bileğindeki (radial) veya boyundaki (juguler) toplardamar, nadiren de kasık toplardamarı kullanılır. Giriş bölgesi lokal anestezi ile tamamen uyuşturulur. Hasta işlem boyunca uyanıktır, ağrı hissetmez.
2.2. Venografi (Damar Haritasının Çıkarılması):Hassas Navigasyon.
Saç teli inceliğindeki kateterlerle anjiyo cihazı eşliğinde testisin sorunlu toplardamarına (iç spermatik ven) ulaşılır. Buradan verilen kontrast madde ile damarın genişliği ve kanın testise doğru nasıl geriye kaçtığı ekranda canlı olarak görüntülenir. Ameliyatlarda gözden kaçabilen tüm yan dallar bu haritalandırma sayesinde net olarak tespit edilir.
3.3. Embolizasyon (Damarın Tıkanması):İçeriden Kapatma.
Kaçak yapan damar yatağının içine, saç örgüsü şeklinde milimetrik platin/titanyum sarmallar (coiller) yerleştirilir veya damarı yapıştıran özel tıbbi sıvılar enjekte edilir. Damarın tamamen kapandığı ve testise yönelik kaçak akımın (reflü) bittiği anjiyo kontrolü ile kesinleştirilir.
4.4. Kateterin Çıkarılması ve Süreç:Hızlı Taburculuk.
Damar içindeki mikro tüpler çıkarılır. Giriş deliği bir iğne ucu kadar küçük olduğundan dikiş atılmaz, sadece birkaç dakika hafif baskı uygulanır ve küçük bir bandaj yapılıp işlem bitirilir.
Cerrahi Ameliyatlara (Mikrocerrahi Dahil) Göre Avantajları Nelerdir?
Perkütan embolizasyon, cerrahi yöntemlerle kıyaslandığında erkek sağlığı ve konforu açısından çok önemli üstünlüklere sahiptir:
- Hidrosel (Testiste Sıvı Toplanması) Riski Yoktur: Cerrahi ameliyatlarda (mikrocerrahi dahil) kasık bölgesindeki lenf kanallarının yanlışlıkla kesilmesi veya bağlanması sonucu testiste sıvı toplanması (hidrosel) gelişebilir ve bu durum ikinci bir ameliyat gerektirebilir. Embolizasyonda tamamen damar içinden çalışıldığı için lenf kanallarına dokunulmaz ve hidrosel riski %0’dır.
- Arter Yaralanması Riski Yoktur: Testisi besleyen ana atardamar (testiküler arter), topladamarlarla çok yakın seyreder. Cerrahide bu atardamarın kazara zedelenmesi testis kaybına kadar gidebilir. Embolizasyonda ise sadece kirli kan taşıyan topladamarın içinden ilerlendiği için atardamar yaralanma riski bulunmaz.
- Nüks (Tekrarlama) Oranı Çok Düşüktür: Ameliyatlarda gözle görülmeyen sinsi yan dallar bağlanamazsa varikosel kısa sürede tekrarlar. Anjiyografik embolizasyonda ise tüm mikro yan dallar ilaç verilerek ekranda görünür kılınır ve tek seansta tamamen kapatılır.
- Narkozsuz, Kesisiz ve Dikişsizdir: Ameliyat izi kalmaz, enfeksiyon riski minimaldir. Genel anestezi riskleri yaşanmaz.
- Aynı Gün Sosyal Hayata Dönüş: Hastalarımız işlemden 1-2 saat sonra yürüyerek hastaneden ayrılırlar. Ertesi gün işlerine ve sosyal hayatlarına dönebilirler. Ameliyatlarda gereken haftalarca süren ağır kaldırma ve hareket kısıtlamaları bu yöntemde yoktur.
İşlem Sonrası Takip ve Sperm Kalitesindeki Artış
- İyileşme Dönemi: İşlem sonrasındaki ilk birkaç gün, damarın kapanma sürecine bağlı olarak sol kasık veya testis bölgesinde hafif bir dolgunluk hissi veya hafif sızlama olabilir. Bu durum basit ağrı kesicilerle kolayca geçer.
- Sperm Değerlerinin İzlenmesi: Varikosel embolizasyonu sonrası testis ısısının düşmesi ve toksik maddelerin temizlenmesiyle birlikte sperm üretimi yeniden canlanır. Hücresel döngü göz önüne alınarak, işlemin başarısını değerlendirmek amacıyla hastalarımızdan 3. ve 6. aylarda sperm analizi (spermiogram) yaptırmalarını istiyoruz. Hastalarımızın büyük çoğunluğunda sperm sayısında ve hareketliliğinde belirgin artış gözlenmektedir.
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
Klinikte çocuk sahibi olamadığı için başvuran veya testisindeki inatçı ağrılardan bezmiş genç erkek hastalarımızda varikosel tespit ettiğimizde, en büyük çekincelerinin ‘ameliyat korkusu’ ve ‘testisime bir zarar gelir mi’ endişesi olduğunu görüyoruz. Erkek hastalar için kasık bölgesinden yapılacak bir cerrahi kesi ve ameliyat masası fikri ciddi bir kaygı sebebidir. Girişimsel Radyolojinin sunduğu Perkütan Embolizasyon tekniği, hastaya adeta bir check-up konforu sunuyor. Biz hastamıza narkoz vermeden, neşter değdirmeden, sadece el bileğindeki bir damardan girip testisteki o varisli damarları içeriden akıllı sarmallarla kapatıyoruz. Ne ameliyat izi kalıyor ne de cerrahinin en sıkıntılı yan etkisi olan testiste su toplanması (hidrosel) riski yaşanıyor. İşlemden aylar sonra kontrole gelen hastalarımızın sperm tahlillerindeki o muazzam düzelmeyi ve çocuk müjdelerini paylaşmalarını görmek, bu fokal ve mikro-girişimsel yaklaşımın modern tıpta ulaştığı başarının en güzel ödülüdür.

