Karaciğerin kendi birincil kanserleri (Hepatosellüler Karsinom – HCC) veya başka organlardan (kolon, meme, nöroendokrin vb.) karaciğere sıçrayan tümörlerin (metastazlar) tedavisinde cerrahi, uzun yıllar boyunca tek seçenek olarak görülmüştür. Ancak tümörün konumu, sayısı, hastanın siroz gibi ek karaciğer hastalıkları veya genel sağlık durumu her zaman açık ameliyata izin vermemektedir.

Günümüzde Girişimsel Radyoloji, gelişmiş teknoloji ve mikro-girişimsel teknikler sayesinde ameliyat şansı olmayan veya cerrahi istemeyen hastalara kesisiz, ağrısız ve ameliyata eşdeğer lokal başarı oranları sunan hayat kurtarıcı çözümler sağlamaktadır.

Kliniğimizde, karaciğer kitlelerinin tedavisinde uluslararası kılavuzlarca kabul görmüş, en modern termal ablasyon (yakma/dondurma) ve anjiyografik (akıllı küre/kemoembolizasyon) yöntemleri başarıyla uygulamaktayız.

A) LOKAL ABLASYON TEDAVİLERİ (İğne ile Tümör Yok Etme)

Bu yöntemlerde, cildin üzerinden ultrason veya bilgisayarlı tomografi kılavuzluğunda milimetrik özel iğnelerle doğrudan tümörün kalbine girilir. Hedef, sağlıklı karaciğer dokusunu tamamen koruyarak sadece tümör hücresini bölgesel olarak yok etmektir.

1. Mikrodalga Ablasyon (MWA) – “Yüksek Isı ile Yakma”

Mikrodalga ablasyon, günümüzde karaciğer lezyonlarında en sık tercih ettiğimiz, yüksek güce sahip sıcak ablasyon tekniğidir.

  • Nasıl Etki Eder? Tümör içine yerleştirilen anten benzeri özel bir iğneden elektromanyetik dalgalar yayılır. Bu dalgalar, tümör içindeki su moleküllerini saniyede milyarlarca kez överek sürtünme yoluyla yüksek ısı (60C – 100C) üretir. Tümör hücreleri saniyeler içinde pişerek canlılığını yitirir.
  • Avantajı Nelerdir? Çok kısa sürede (5-10 dakika) geniş ve tam küresel bir yakma alanı oluşturur. Tümörün çok yakınından geçen büyük kan damarlarının “soğutma (ısı lavabosu)” etkisinden etkilenmez; damar kenarındaki kitleleri de tam başarıyla yok eder.

2. Kriyoablasyon – “Dondurarak Yok Etme”

Kriyoablasyon, yüksek ısının aksine dondurma ve kristalleştirme prensibini kullanan modern bir soğuk ablasyon yöntemidir.

  • Nasıl Etki Eder? Tümör içine yerleştirilen özel iğnelerin ucundan argon gazı geçirilerek sıcaklık saniyeler içinde -40 /-140 C arasına düşürülür. Tümörün etrafında canlı olarak izlenebilen bir “Buz Topu” oluşur. Donan hücre içi sıvılar buz kristallerine dönüşerek tümör hücre zarlarını mekanik olarak patlatır.
  • Avantajı Nelerdir? Soğuk, yerleştirildiği bölgedeki ağrı sinirlerini doğal olarak bloke ettiği için işlem sırasında ve sonrasında neredeyse hiç ağrı hissettirmez. Ayrıca oluşan buz topunun sınırları tomografide milimetrik olarak net izlenebildiği için çevre dokular maksimum güvenlikle korunur.

3. IRE (Geri Dönüşümsüz Elektroporasyon / NanoKnife) – “Hücre Seçici Elektrik Akımı”

Karaciğerin merkezinde, ana safra yollarına ve büyük kan damarlarına tamamen yapışık olan, yakılması veya dondurulması hayati risk taşıyan tümörlerde kullandığımız termal olmayan (sıcak veya soğuk kullanmayan) en yenilikçi teknolojidir.

  • Nasıl Etki Eder? Tümörün etrafına yerleştirilen iğneler arasından çok kısa süreli, çok yüksek voltajlı (1500 – 3000 Volt) elektrik akımları verilir. Bu akım, tümör hücre zarlarında geri dönüşü olmayan mikroskobik delikler (gözenekler) açarak hücreyi ölüme sürükler.
  • Avantajı Nelerdir? IRE yalnızca hücresel yapıları hedefler. Tümörün etrafındaki ana safra kanallarının ve büyük damarların elastik duvarlarına (kollajen yapıya) asla zarar vermez. Bu sayede cerrahların “dokunulamaz” dediği riskli bölgelerdeki tümörler güvenle eritilir.

B) TRANSARTERİYAL TEDAVİLER (Anjiyografik Tümör Kurutma)

Bu yöntemlerde, kasık veya bilek atardamarından girilerek anjiyografi altında karaciğerin içine seyahat edilir. Karaciğerdeki tümörlerin %90’ından fazlasını besleyen Hepatik Arter (karaciğer atardamarı) üzerinden doğrudan tümörün içine sızılır.

4. TAKE (TACE / Transarteriyal Kemoembolizasyon) – “Akıllı Küreciklerle Hücresel Abluka”

TAKE, karaciğer tümörlerinde tümörü hem yüksek doz ilaçla zehirleyen hem de beslenmesini keserek aç bırakan iki güçlü etkiye sahip bir anjiyo yöntemidir.

  • Nasıl Etki Eder? Saç teli inceliğindeki mikrokateterlerle sadece tümörü besleyen kılcal damarların içine girilir. Laboratuvarda önceden kemoterapi ilacı yüklenmiş mikroskobik akıllı kürecikler damardan içeri enjekte edilir. Bu küreler tümör damarını tıkayarak kanseri aç bırakır ve içindeki yoğun ilacı günlerce tümörün içine salgılar.
  • Avantajı Nelerdir? İlaç doğrudan tümörün kalbine bırakıldığı için sağlıklı karaciğer ve vücut dokuları zarar görmez. Sistemik kemoterapide görülen saç dökülmesi, ağır bulantılar ve halsizlik gibi yan etkiler neredeyse hiç yaşanmaz. Ameliyat şansı olmayan orta evre hastalarda tümörü küçülterek ameliyata veya nakle köprüleme sağlar.

5. TARE (Y-90 / Transarteriyal Radyoembolizasyon) – “İçeriden Nokta Atışı Radyoterapi”

Dışarıdan yapılan klasik ışın tedavilerinde karaciğer dokusu zarar görebileceği için uygulanamayan yüksek doz radyoterapiyi, anjiyografiyle doğrudan tümörün içine taşıyan en ileri düzey teknolojidir.

  • Nasıl Etki Eder? Tümörü besleyen kılcal yatağa, Yttrium-90 (Y-90) adı verilen radyoaktif izotop yüklü mikroskobik cam veya rezin küreler bırakılır. Bu küreler damarı tıkamaz; yaydıkları güçlü Beta ışınları ile sadece birkaç milimetrelik bir alanda, tümörün DNA’sını içeriden bombalayarak yok eder.
  • Avantajı Nelerdir? Karaciğerin ana toplardamarında (portal ven) tümör pıhtısı/tıkanıklığı olan ileri evre hastalarda kesinlikle damar tıkamayan TARE tedavisi tek ve en güvenli seçenektir. Çok büyük kitlelerde dahi mükemmel lokal kontrol sağlar. Damarları tıkamadığı için işlem sonrası ağrı veya post-embolizasyon sendromu neredeyse hiç görülmez.

Neden Girişimsel Radyoloji?

  • Kesisiz ve Dikişsiz: Tüm işlemler sadece bir iğne deliğinden girilerek yapılır, vücutta ameliyat izi kalmaz.
  • Hızlı Derlenme: Hastalarımız genellikle işlem günü veya ertesi sabah yürüyerek, günlük hayatlarına konforlu bir şekilde dönerek taburcu olurlar.
  • Tekrarlanabilir: Cerrahi gibi karın içinde yapışıklık oluşturmadığı için, karaciğerin başka bölgelerinde yeni tümörler geliştiğinde bu işlemler hastaya defalarca güvenle uygulanabilir.
  • Kişiselleştirilmiş Yaklaşım: Tümörün boyutuna, sayısına, karaciğer içindeki tam coğrafi konumuna ve hastanın genel durumuna göre en uygun fiziksel kuvvet (sıcak, soğuk, elektrik, kemoterapi veya radyasyon) nokta atışı seçilerek uygulanır.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy Klinik Notu: “Karaciğer tümörlerinin tedavisinde başarı, multidisipliner bir bakış açısı ve her hastanın anatomisine özel terzi usulü planlama yapmaktan geçer. Ameliyat şansı kalmadığı düşünülen onkoloji hastalarımızda, Girişimsel Radyolojinin sunduğu bu mikro-teknolojik silahlar sayesinde tümörleri kontrol altına alabiliyor, eritebiliyor ve hastalarımıza konforlu bir yaşam süresi kazandırabiliyoruz. Kliniğimizde her hastayı kendi özel şartlarında değerlendiriyor ve en doğru teknolojik kombinasyonu güvenle uyguluyoruz.”