Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTK) ve Perkütan Biliyer Drenaj (PBD) Rehberi

Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTK) ve Perkütan Biliyer Drenaj (PBD), Girişimsel Radyolojinin en kritik, hayat kurtarıcı ve teknik olarak en üst düzey hassasiyet gerektiren hepatobiliyer (karaciğer ve safra yolları) işlemlerindendir.

Bu iki prosedür genellikle birbirinin devamı niteliğindedir: PTK ile safra yollarının anatomisi ve tıkanıklığın haritası görüntülenir; PBD ile de tıkanıklığa bağlı biriken safra sıvısı dışarıya veya bağırsağa akıtılarak hastanın hayatını tehdit eden sarılık ve enfeksiyon tablosu ortadan kaldırılır.

Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTK) ve Perkütan Biliyer Drenaj (PBD) Rehberi

1. Temel Tanımlar ve İşlem Mantığı

Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTK)

Cilt üzerinden, karaciğer dokusunu geçerek doğrudan safra kanallarının içine çok ince bir iğne (Chiba iğnesi) ile girilmesi ve opak madde (boyalı sıvı) enjekte edilerek safra ağacının röntgen (skopi) altında görüntülenmesi işlemidir.

  • Amacı: Safra yollarındaki tıkanıklığın tam yerini, seviyesini (hiler, distal) ve nedenini (taş, tümör, darlık) netleştirmektir.

Perkütan Biliyer Drenaj (PBD)

PTK ile görüntülenen ve tıkanmış olan safra kanallarının içine, tıkanıklığı bypass edecek özel kateterlerin (yumuşak plastik tüplerin) yerleştirilmesi işlemidir.

  • Amacı: Karaciğerde biriken ve kana karışarak karaciğer yetmezliğine, böbrek yetmezliğine veya ölümcül safra yolu enfeksiyonuna (Akut Kolanjit) yol açan safrayı vücuttan uzaklaştırmaktır.

2. Endikasyonlar: Bu İşlemler Ne Zaman Yapılır?

Genellikle ERCP (endoskopik yöntem) başarısız olduğunda, anatomik olarak imkansız olduğunda (örneğin geçirilmiş mide/safra ameliyatları olan hastalarda) veya tıkanıklık karaciğerin çok üst seviyelerinde (hiler bölge / Klatskin tümörü) olduğunda ilk seçenek olarak uygulanırlar.

A. Malign (Kanser Kaynaklı) Tıkanıklıklar

  • Pankreas Baş Tümörü: Safra kanalının alt ucuna baskı yaparak tam tıkanma yaratır.
  • Kolanjiyokarsinom (Safra Yolu Kanseri): Safra kanalının kendi içinden gelişen darlıklar.
  • Karaciğer Metastazları / Portal Lenfadenopati: Dışarıdan safra yollarına bası yapan kitleler.

B. Benign (İyi Huylu) Nedenler

  • Safra Kanalı Taşları: ERCP ile çıkarılamayan büyük veya yukarı kaçmış taşlar.
  • Cerrahi Sonrası Darlıklar: Safra kesesi veya karaciğer ameliyatları esnasında safra yollarının kazara hasar görmesi ve sonradan daralarak kapanması.
  • Sklerozan Kolanjit: Safra yollarının kronik, inflamatuar darlıkları.

C. Acil Durumlar

  • Akut Kolanjit: Safra yollarında biriken safranın enfekte olması. Hastada yüksek ateş, titreme ve ciddi sarılıkla seyreden, acilen drene edilmezse sepsis ve ölümle sonuçlanan klinik tablo.

3. PBD Türleri (Drenaj Seçenekleri)

Girişimsel Radyolog, tıkanıklığın seviyesine ve kılavuz tellerin darlığı geçip geçemediğine bakarak üç tip drenajdan birine karar verir:

  1. Eksternal (Dış) Drenaj: Kılavuz tel darlığı (tümörü) aşamazsa, kateter darlığın yukarısında bırakılır. Safra tamamen karaciğer dışına, vücudun dışındaki bir torbaya akar. Hastanın sarılığı geriler ancak vücut sıvı ve elektrolit kaybeder.
  2. Eksternal-İnternal (İç-Dış) Drenaj (En Sık Yapılan): Kılavuz tel ile darlık bölgesi geçilir ve kateterin ucu onikiparmak bağırsağına (duedonum) ulaştırılır. Kateterin üzerinde çok sayıda delik vardır. Safra hem dışarıdaki torbaya akabilir hem de doğal yoluyla bağırsağa geçebilir. Genellikle klinikte dış musluk kapatılarak safranın tamamen bağırsağa akması (doğal sindirim için) sağlanır.
  3. İnternal Drenaj (Metal Stentleme): Darlık bölgesi kalıcı metal kafeslerle (stent) genişletilir. Safra tamamen içeriye akar, hastanın dışarısında hiçbir torba veya tüp kalmaz. Özellikle palyatif evredeki kanser hastalarının yaşam konforu için altın standarttır.

4. İşlem Süreci

1.İşlem Öncesi Kritik Hazırlık:Antibiyotik ve Kan Kontrolü.

Safra yollarına girildiğinde enfeksiyon yayılma riski çok yüksek olduğundan, işlemden en az 1 saat önce geniş spektrumlu IV Antibiyotik başlanır. Kan sulandırıcı ilaçlar kesilir, pıhtılaşma değerleri (INR, Trombosit) kontrol edilir. Hasta işleme aç gelir.

2.Ultrasonografik Hedefleme ve PTK:İğne İle Giriş.

Hasta girişimsel radyoloji anjiyo masasına alınır. Sağ kaburga arası (interkostal) veya iman tahtasının altı (subksifoid) bölge steril edilir ve lokal anestezi yapılır. Damardan sakinleştirici (sedasyon) verilir. Ultrason eşliğinde genişlemiş bir safra kanalı hedef alınarak Chiba iğnesi ile karaciğere girilir. Opak madde verilerek safra yolları skopide görünür kılınır (PTK).

3.Darlığın Geçilmesi ve Drenaj (PBD):Kılavuz Tel ve Kateter.

İğnenin içinden çok ince, hidrofilik kılavuz teller safra ağacına ilerletilir. Tel yardımıyla darlık bölgesi (tümör veya taş) nazikçe geçilmeye çalışılır. Darlık geçilirse kateter bağırsağa kadar uzatılır (İç-Dış drenaj). Geçilemezse kateter darlığın hemen üstünde bırakılır (Dış drenaj). Kateter cilde dikişle sabitlenir ve torbaya bağlanır.

4.İşlem Sonrası İlk İzlem:Takip ve Bakım Başlangıcı.

Hasta derlenme odasına alınır. Vital bulguları izlenir. Torbaya gelen safranın rengi ve miktarı (ilk saatlerde kanlı gelebilir, normaldir; sonradan altın sarısı/yeşile dönmelidir) takip edilir. Antibiyotik tedavisine devam edilir.

5. Komplikasyonlar ve Yan Etkiler

Karaciğer damardan son derece zengin bir organ olduğu ve safra yolları enfeksiyona açık olduğu için işlem sırasında ve sonrasında bazı riskler mevcuttur:

Sık Görülen Yan Etkiler ve Hafif Komplikasyonlar

  • Ağrı: İğnenin karaciğer kapsülünü geçmesine ve kateterin kaburga arasında durmasına bağlı olarak işlem sonrası sağ tarafta ağrı sıktır. Ağrı kesicilerle yönetilir.
  • Geçici Hemobili (Safrada Kan Görülmesi): Karaciğer içindeki kılcal damarların işlem sırasında hafif zedelenmesine bağlı olarak torbaya gelen safra ilk 24 saat pembe/kırmızı olabilir. Genellikle kendiliğinden durur.

Ciddi Komplikasyonlar

  • Sepsis / Kolanjit Atakları: Safra yollarındaki enfekte sıvının işlem sırasındaki basınçla kana karışması sonucu hasta işlem masasında titreyebilir, tansiyonu düşebilir. Agresif IV antibiyotik ve sıvı tedavisi gerektirir.
  • Ciddi Kanama (Hemoperitonyum): İğnenin karaciğer içindeki büyük bir portal ven veya hepatik arter dalına hasar vermesi sonucu karın içine kanama olması. Gerekirse Girişimsel Radyolojide aynı seansta o damar embolizasyon (yakma/kapama) ile tedavi edilir.
  • Safra Peritoniti: Safranın karın boşluğuna sızarak karın zarını iltihaplandırması.

6. İşlem Sonrası Bakım ve Takipte Dikkat Edilecek Unsurlar (Evde Bakım)

PBD kateteri olan hastaların takibi uzun solukludur. Hastanın ve refakatçisinin kateter bakımını çok iyi bilmesi gerekir:

  • Kateterin Yıkanması (Flushing): Safranın içindeki çamur ve yoğun içerik kateteri tıkamasın diye, günde 1 veya 2 kez steril enjektörle kateterin içinden içeriye doğru 5-10 cc İzotonik (SF) yavaşça enjekte edilerek hat temizlenmelidir. Bu, kateterin açık kalmasını sağlar.
  • Torba ve Pansuman Değişimi: Cilt giriş yerindeki pansuman haftada en az 2 kez (veya ıslandığında/kirlendiğinde hemen) steril şartlarda değiştirilmelidir. Safra torbası doldukça altındaki musluktan boşaltılmalı, torba haftada bir yenilenmelidir.
  • Kateter Tıkanma Belirtileri: Hastanın ateşinin çıkması, titremesi, cildindeki veya gözündeki sarılığın yeniden artması, kateter kenarından cilde safra sızması veya torbaya hiç safra gelmemesi kateterin tıkandığını veya yerinden oynadığını gösterir. Bu durumda acilen Girişimsel Radyoloji kliniğine başvurulmalıdır.
  • Kateter Değişim Süreleri: Bu kateterler sonsuza kadar kalamaz. Malign hastalıklarda kateterler kalıcı metal stentlerle değiştirilerek tamamen vücut içine saklanabilir. Eğer plastik kateter kalacaksa, tıkanma ve enfeksiyon riskine karşı 2-3 ayda bir poliklinik şartlarında anjiyoda sadece bir kılavuz tel üzerinden girilerek kolayca yenisiyle değiştirilmelidir.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı

PTK ve PBD işlemleri, Girişimsel Radyolojinin adeta satranç oynamak gibi büyük bir soğukkanlılık ve anatomi bilgisi gerektiren disiplinleridir. Genellikle karşımıza gelen hastalar; onkolojik süreçlerin ileri evresinde olan, sarılık nedeniyle bitkin düşmüş, karaciğer fonksiyonları bozulmuş hassas hastalardır. Bu işlemlerde bizim ilk kuralımız ‘Asla acele etme ve safra yollarına yüksek basınç uygulama’ ilkesidir. Opak maddeyi verirken çok yavaş hareket ederiz; çünkü safra yollarını fazla şişirmek, içerideki bakterilerin kana karışarak hastayı septik şoka sokmasına neden olabilir. ERCP’nin açamadığı kapıları, biz yukarıdan karaciğerin içinden girerek mikro-kılavuz tellerimizle sabırla açıyoruz. Hastanın gözlerindeki o yoğun sarılığın, işlemden sonraki günlerde açıldığını ve karaciğer değerlerinin normale döndüğünü görmek, onkoloğun hastaya yeniden kemoterapi verebilmesinin önünü açmak bizim için mesleki açıdan en gurur verici tablolardan biridir.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Süleyman Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00