Tiroid bezinin yaygın olarak büyüdüğü (büyük guatr) veya tiroid bezi içinde çok sayıda, dev boyutlarda nodüllerin bulunduğu (multinodüler guatr) durumlarda, cerrahi tek seçenek olarak sunulabilmektedir. Ancak günümüzde Girişimsel Radyoloji uzmanlığının sunduğu mikro-kateter teknolojileri sayesinde, ameliyatsız ve boyunda hiçbir iz bırakmayan yepyeni bir tedavi yaklaşımına sahibiz: Tiroid Arter Embolizasyonu.
Bu yöntem; ameliyat olamayacak veya ameliyatı reddeden, nodülleri doğrudan iğneyle yakma (ablasyon) sınırlarını aşmış çok büyük guatr hastalarında tiroidi besleyen damarları anjiyografi odasında tıkayarak, tiroid dokusunun kansız kalmasını ve kendi kendine küçülmesini sağlayan hayati bir tedavidir.
1. Tiroid Embolizasyonu Hangi Hastalarda Yapılır? (Hasta Seçimi)
Tiroid embolizasyonu, özellikle tek bir iğneyle yakılamayacak kadar yaygın, tiroidin tamamına yayılmış büyük multinodüler guatrlarda ilk seçeneklerden biridir. Tedavi şu hasta gruplarında tercih edilir:
- Çok Büyük ve Yaygın (Multinodüler) Guatr Hastalarında: Tiroid bezinin tamamının büyüdüğü ve içerisinde ablasyon iğnesiyle tek tek yakılamayacak kadar çok sayıda nodül olan bireylerde.
- Göğüs Kafesine Doğru Büyüyen (Plonjan/Dalan) Guatrlarda: Cerrahi olarak çıkarılması göğüs kemiğinin (sternum) kesilmesini gerektirebilecek, göğüs kafesinin içine doğru uzanmış riskli guatrlarda.
- Belirgin Baskı Semptomları Olanlarda: Büyümüş tiroid bezinin nefes borusuna veya yemek borusuna baskı yaparak nefes darlığı, yutkunma güçlüğü ve kronik öksürüğe yol açtığı durumlarda.
- Cerrahi Riski Yüksek Olan Hastalarda: İleri yaş, ciddi kalp, akciğer veya böbrek hastalıkları nedeniyle genel anestezi (tam uyutulma) alması ölümcül risk taşıyan hastalarda.
- Zehirli Guatr (Hipertiroidi – Graves / Toksik Multinodüler Guatr): İlaç tedavisine yanıt vermeyen, cerrahi veya radyoaktif iyot (atom) tedavisi almak istemeyen veya bu tedavilerin sakıncalı olduğu aşırı hormon üreten hastalarda.
Hangi Hastalar Tiroid Embolizasyonu Yaptıramaz? (Kontrendikasyonlar)
- Biyopsi sonucu kesin olarak kötü huylu (tiroid kanseri) olduğu kanıtlanmış hastalar (Bu hastalarda ilk seçenek cerrahidir),
- Ciddi düzeyde kontrast madde (anjiyo boyası) alerjisi olanlar,
- İleri derece böbrek yetmezliği olanlar (Anjiyoda kullanılan ilacın böbreklere zarar verme riskinden dolayı),
- Aktif ve akut tiroid enfeksiyonu (tiroidit) geçirmekte olanlar,
- Gebeler (Anjiyografide röntgen ışınları/radyasyon kullanıldığı için).
2. Uluslararası Öneriler ve Kılavuzlar Ne Diyor?
Tiroid arter embolizasyonu, özellikle son 10 yılda dünya genelinde büyük serilerle başarısı kanıtlanmış bir yöntemdir. Dünya çapındaki Girişimsel Radyoloji otoriteleri (Avrupa Girişimsel Radyoloji Derneği – CIRSE ve Amerikan Girişimsel Radyoloji Derneği – SIR) tarafından; cerrahiye uygun olmayan, büyük, semptomatik iyi huylu guatrı olan hastalarda güvenli, etkili ve minimal invaziv (ameliyatsız) bir tedavi yöntemi olarak güçlü bir şekilde önerilmekte ve kılavuzlarda yer almaktadır.
3. İşlem Öncesinde Hangi Testler Yapılmalıdır?
Tedavinin planlanması anjiyografi öncesi titiz bir hazırlık gerektirir:
- İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB): Tiroid bezindeki şüpheli baskın nodüllerden biyopsi yapılarak kötü huylu bir hastalık olmadığının netleştirilmesi gerekir.
- Tiroid Ultrasonu ve BT/MRG: Tiroidin tam hacmi hesaplanır ve göğüs kafesine doğru uzanıp uzanmadığı, nefes borusunu ne kadar daralttığı bilgisayarlı tomografi veya MR ile üç boyutlu olarak haritalandırılır.
- Kan ve Hormon Testleri: TSH, Serbest T3, Serbest T4 düzeyleri ile böbrek fonksiyon testleri (Kreatinin) ve pıhtılaşma paneli (INR, PT, APTT) mutlaka incelenir.
4. Tiroid Embolizasyonu Nasıl Yapılır?
İşlem tamamen ameliyatsız olup, kalp anjiyosuna benzer şekilde anjiyografi ünitesinde gerçekleştirilir:
1.Kasıktan veya Koldan Giriş:İlk 10 dakika.
Hasta anjiyo masasına yatırılır. Genellikle sağ kasık (veya el bileği) bölgesi lokal anestezi ile uyuşturulur. Milimetrik bir iğne deliğinden atardamara girilerek anjiyo kılıfı yerleştirilir.
2.Tiroid Damarlarının Seçilmesi:20-30 dakika.
Ana atardamarlardan ilerleyen saç teli kalınlığındaki “mikrokateterler” ile tiroid bezini besleyen sağ ve sol üst/alt tiroid atardatarlarına (arterlerine) süper-seçici olarak girilir. Boyalar verilerek tiroidin damar ağı görüntülenir.
3.Damarların Tıkanması (Embolizasyon):15-20 dakika.
Tiroid dokusunu besleyen bu damarların içine milimetrik, vücutla uyumlu tıkayıcı mikroküreler (partiküller) enjekte edilir. Sadece tiroidi besleyen kılcallar tıkanır, çevre sağlıklı dokular tamamen korunur.
İşlem boyunca hasta tamamen uyanıktır ve acı hissetmez. Toplam süre genellikle 45 ila 60 dakika arasındadır. İşlem bittikten sonra giriş yeri kapatılır ve hasta odasına alınır. Genellikle aynı gün veya 1 gece hastanede misafir edildikten sonra taburcu edilir.
5. Kısa ve Uzun Süreli Sonuçlar Nelerdir, Nasıl Takip Edilir?
- Kısa Süreli Sonuçlar (İlk 1 Ay): Damarları tıkanan tiroid bezinde kan akımı kesildiği için doku hızla yumuşar. Hastanın hissettiği boğazda takılma, yutkunma güçlüğü ve nefes darlığı gibi baskı belirtileri ilk birkaç hafta içinde belirgin şekilde rahatlar.
- Uzun Süreli Sonuçlar (6-12 Ay): Beslenemeyen tiroid dokusu ve nodüller zamanla büzüşerek küçülür. 1. yılın sonunda tiroid bezinin toplam hacminde %40 ila %60 arasında kalıcı bir küçülme elde edilir. Zehirli guatr hastalarında hormon seviyeleri normale döner.
- Takip Protokolü: Hastalarımız işlem sonrasında 1. ay, 3. ay, 6. ay ve 1. yıl dönemlerinde tiroid ultrasonu ve hormon (TSH, sT3, sT4) kontrolleri ile yakından izlenir.
6. Cerrahiye ve Ablasyona Göre Avantajları Nelerdir?
- Bıçak Kesiği ve Yara İzi Yoktur: Boyun bölgesine hiçbir cerrahi müdahale yapılmadığı için estetik olarak kusursuzdur, iz kalmaz.
- Tiroid Hormon Fonksiyonları Korunur: Ameliyatta tiroidin tamamı alındığı için ömür boyu hormon ilacı içmek zorunluyken, embolizasyonda sadece hastalıklı/büyümüş alanlar büzüşür, sağlam tiroid dokusu çalışmaya devam eder ve ilaç bağımlılığı riski minimumdur.
- Ses Kısıklığı Riski Yoktur: Ameliyatlarda ses tellerine giden sinirlerin (vokal kord sinirleri) zedelenme riski mevcuttur. Embolizasyonda tamamen damar içinden çalışıldığı için sinir hasarı riski yok denecek kadar azdır.
- Ablasyonun Yapılamadığı Durumlarda Çözümdür: Çok büyük, göğse dalan veya yüzlerce nodülle kaplı tiroidlerde iğneyle yakma (ablasyon) teknik olarak imkansızken, embolizasyon tüm bezi damarından yakalayarak tedavi edebilir.
7. Embolizasyon Tercihi Yapılırken ve Uygulanırken Neye Dikkat Edilmeli?
- Multidisipliner Karar: Embolizasyon kararı verilmeden önce hastanın durumunun bir endokrinoloji uzmanı ve girişimsel radyolog tarafından ortak değerlendirilmesi gerekir.
- İşlem Sonrası Sendrom (Post-embolizasyon): Damarlar tıkandıktan sonraki ilk birkaç gün boyunda hafif şişlik, dolgunluk, yutkunurken hassasiyet veya hafif ateş görülebilir. Bu durum dokunun büzüşmeye başladığının olumlu bir göstergesidir ve basit ağrı kesici/ödem çözücü ilaçlarla tamamen kontrol altına alınır.
8. Neden Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’u Tercih Etmelisiniz?
Tiroid arter embolizasyonu, boyun bölgesindeki karmaşık ve milimetrik damar anatomisine üst düzeyde hakimiyet gerektiren, Girişimsel Radyolojinin en hassas anjiyografik işlemlerinden biridir. Beyni, gözü ve yüzü besleyen ana şah damarı dallarının çok yakınında çalışıldığı için en ufak bir teknik hata payı kabul etmez.
- İleri Anjiyografik Deneyim: Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy, beyin anevrizmalarından periferik damar tıkanıklıklarına kadar en karmaşık mikro-kateter tedavilerini gerçekleştiren bir uzman olarak, tiroid damarlarının süper-seçici tıkanması (embolizasyonu) sürecini dünya standartlarında, maksimum güvenlik protokolleriyle yönetir.
- Akademik Güvence ve Kişiye Özel Strateji: Tedavinizin biyopsi aşamasından üç boyutlu damar haritalamasına kadar her aşama akademik titizlikle planlanır. Kliniğimizde amacımız, sizi büyük ameliyat risklerinden, ses kısıklığı korkusundan ve ömür boyu ilaç içme zorunluluğundan kurtararak, kendi tiroidinizi koruyarak sağlığınıza kavuşturmaktır. Sağlıklı bir yaşam ve ameliyatsız tedavi seçenekleri için bizimle iletişime geçebilirsiniz.