Transarterial Kemoembolizasyon (TAKE) veya uluslararası adıyla TACE (Transarterial Chemoembolization), Girişimsel Radyolojinin karaciğer tümörlerine yönelik en sık uyguladığı, rüştünü ispatlamış ve hayat kurtarıcı bölgesel (lokorejyonel) tedavi yöntemlerinden biridir.
Karaciğerin kendi birincil kanserlerinde (Hepatosellüler Karsinom – HCC) ve karaciğere başka organlardan sıçrayan kanserlerde (Metastazlar; özellikle kolorektal kanser, nöroendokrin tümörler ve meme kanseri metastazları) tümör kontrolünü sağlamak, hastanın yaşam süresini ve kalitesini artırmak amacıyla yaygın şekilde kullanılır.
Transarterial Kemoembolizasyon (TAKE / TACE) Rehberi
1. İşlemin Mantığı: İki Güçlü Etki Bir Arada
TAKE işleminin temel felsefesi, karaciğerin ve tümörün çok özel olan çift damarsal beslenme anatomisine dayanır. Sağlıklı karaciğer dokusu ihtiyacı olan kanın %75’ini Portal Ven adı verilen toplardamardan alırken, karaciğerdeki tümörler beslenmelerinin %90’ından fazlasını Hepatik Arter (karaciğer atardamarı) üzerinden sağlar.
Girişimsel Radyologlar bu anatomik açığı kullanarak atardamar yoluyla tümörün içine girerler ve iki aşamalı bir darbe vururlar:
2. TAKE Türleri Nelerdir?
Teknolojinin gelişmesiyle klinikte iki farklı TAKE yöntemi uygulanmaktadır:
3. TAKE Hangi Hastalarda Uygulanır? (Endikasyonlar)
4. İşlem Süreci
1.İşlem Öncesi Hazırlık:Hazırlık ve Açlık.
Hastanın kan sayımı, böbrek fonksiyonları (Kreatinin) ve pıhtılaşma değerleri incelenir. İşlem sabahı 6 saatlik açlıkla anjiyo ünitesine alınır. Koruyucu bulantı önleyici ve sıvı takviyesi başlanır.
2.Mikrokateter ile Tümöre Ulaşım:Anjiyografik Yolculuk.
Hastanın kasık veya bilek atardamarı lokal anestezi ile uyuşturulur. Ana karaciğer atardamarına girildikten sonra, “mikrokateter” adı verilen saç teli inceliğindeki özel borularla karaciğerin en uç dallarına, yani sadece tümörü besleyen milimetrik kılcal damarın içine sızılır. Sağlıklı karaciğer dokusuna kesinlikle dokunulmaz.
3.Kemoembolizasyon Uygulaması:İlaç Enjeksiyonu.
Doğru konum teyit edildikten sonra, ilaç yüklü kürecikler veya Lipiodol-kemoterapi karışımı skopi (canlı röntgen) ekranı altında yavaşça tümör içine zerk edilir. Tümörün kan akımının durduğu, damarın kapandığı anjiyoda net olarak görüldüğünde işlem başarıyla tamamlanır.
4.Kapatma ve Taburculuk:Yatak İstirahatı.
Kasık veya bilekteki giriş yeri kapatma cihazları veya manuel baskı ile kapatılır. Hasta derlenme odasına ve ardından servisteki yatağına alınır. Giriş yerine göre 4-6 saatlik yatak istirahatinin ardından hasta genellikle 1 gece hastanede misafir edilerek ertesi sabah taburcu edilir.
5. Yan Etkiler ve Komplikasyonlar
TAKE sonrasında hastaların büyük kısmında Post-Embolizasyon Sendromu (PES) adı verilen beklenen bir klinik tablo gelişir.
Post-Embolizasyon Sendromu (PES)
Tümör dokusunun aniden kanının kesilmesi ve içerideki hücrelerin ölmesine bağlı olarak vücudun gösterdiği yanıttır. Bir başarısızlık değil aksine işlemin çalıştığının (tümörün öldüğünün) bir göstergesidir:
Nadir Komplikasyonlar
6. İşlem Sonrası Takip ve Başarı Kriteri
TAKE tedavisinin başarısı işlemden hemen sonra kanda ölçülmez. Tümörün içindeki nekrozun (ölümün) netleşmesi için vücuda zaman tanınır.
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
Karaciğer kanserlerinde TACE (TAKE) tedavisi, bizim klinikte en sık başvurduğumuz ve yüz güldürücü sonuçlar aldığımız amiral gemisi işlemlerimizden biridir. Hastalarımız bize genellikle onkoloji konseylerinden ‘ameliyat edilemez’ kararıyla, moralleri oldukça bozuk bir şekilde gelirler. Onlara ilk anlattığımız şey, TACE’nin tümörü cerrahi gibi bıçakla kesip almasa da, damarlarını tıkayıp içine bomba bırakarak tümörü içeriden erittiğidir. Anjiyo masasında bir cerrah titizliğiyle, sağlıklı karaciğer dokusunu besleyen dalları tamamen koruyup, sadece tümörün kılcal damarlarına mikron düzeyinde sızıyoruz. İlaç yüklü küreciklerimizi oraya bıraktığımızda, tümörün beslendiği o parlak damar ağının yavaş yavaş skopide silindiğini görmek bir Girişimsel Radyolog için en tatmin edici andır. Ertesi gün hastamızı evine saçları dökülmeden, böbrekleri hasar görmeden, sadece hafif bir post-embolizasyon ağrısıyla uğurluyoruz ve bir ay sonraki MR’da o tümörün tamamen simsiyah (cansız) olduğunu görmek hastamız için de bizim için de en büyük mutluluk oluyor.