Ameliyatsız myom tedavisinde Girişimsel Radyolojinin sunduğu damar içi (endovasküler) çözümü daha yakından tanımak, risklerini öğrenmek ve kendiniz için en doğru tedaviye karar vermek adına hazırladığımız detaylı rehberimizi aşağıda bulabilirsiniz.
1. Myom Embolizasyonu İçin Hangi Hastalar Uygundur?
Myom embolizasyonu her myomu olan kadına rutin olarak uygulanmaz. Bu tedavinin ideal bir seçenek olması için hastanın onkolojik ve jinekolojik açıdan doğru kriterleri taşıması gerekir:
2. Myom Embolizasyonunun Komplikasyonları (Riskleri) Nelerdir?
Deneyimli bir Girişimsel Radyolog tarafından, tam donanımlı anjiyografi laboratuvarlarında yapıldığında myom embolizasyonunun başarı oranı %95’in üzerinde, ağır komplikasyon riski ise %1’in altındadır (açık ameliyatlardan çok daha güvenlidir). Ancak her tıbbi girişimde olduğu gibi bazı olası riskler mevcuttur:
3. Myom Embolizasyonu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İşlem ne kadar sürer ve hastanede kaç gün kalınır?
İşlem anjiyo masasında ortalama 45 ila 60 dakika sürer. İşlem sonrası ilk gün görülebilecek adet sancısı benzeri ağrıları, damardan vereceğimiz ağrı kesicilerle konforlu bir şekilde yönetmek adına hastalarımızı 1 gece hastanede misafir ediyoruz. Ertesi sabah hastalarımız yürüyerek evlerine dönüyorlar.
Myom embolizasyonu kısırlık yapar mı? İşlem sonrası hamile kalınabilir mi?
Myom embolizasyonu rahmi tamamen koruyan bir yöntemdir. İşlem sonrası başarıyla hamile kalan ve sağlıklı doğum yapan binlerce kadın mevcuttur. Ancak, çocuk istemi ön planda olan ve tek bir adet kolayca çıkarılabilir myomu olan genç hastalarda öncelikli seçenek jinekolojik cerrahidir (miyomektomi). Eğer cerrahi rahmin alınmasını gerektiriyorsa veya myomlar ameliyat edilemeyecek kadar çok sayıdaysa, embolizasyon doğurganlığı korumak için en güçlü alternatiftir.
Embolizasyon sonrası myomlar tamamen yok olur mu?
Myomlar tamamen buharlaşmaz; ancak içlerindeki canlı hücreler ölür. İşlemi takip eden ilk 3 ayda hızlı, 6. aya kadar ise devam eden bir süreçle myomlar hacimsel olarak %50 ila %70 oranında küçülür. Canlılığını yitiren myom, rahim duvarında zararsız, sert ve baskı yapmayan küçük birer bağ dokusu (nedbe) odağına dönüşür.
Tedavinin etkisi ne zaman başlar? Kanama ne zaman düzene girer?
Tedavinin etkisi hemen ilk adet döneminde kendini gösterir. Aylardır süren, hastayı kansız bırakan o yoğun ve pıhtılı kanamalar, işlem sonrasındaki ilk adette belirgin şekilde azalarak normal bir döngüye evrilir. Baskıya bağlı idrar ve ağrı şikayetleri ise myomlar küçüldükçe haftalar içinde kademeli olarak kaybolur.
4. Ameliyatsız Myom Tedavilerinde Yenilikçi Yaklaşımlar
Girişimsel Radyoloji ve medikal teknoloji dünyası, myom tedavisinde kadın konforunu en üst düzeye çıkarmak için sürekli gelişmektedir. Bugün kliniğimizde ve dünyada uygulanan en yenilikçi yaklaşımlar şunlardır:
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
Kliniğimizde myom şikayetiyle gelen hastalarımızı değerlendirirken sadece ultrason veya MR görüntülerine bakmıyoruz; o kadının hayat planını, çocuk beklentisini ve ameliyata karşı duyduğu endişeyi de masaya yatırıyoruz. Kadın sağlığında ‘rahmin alınması’ fikri, çok ekstrem durumlar dışında bizim klinik felsefemize aykırıdır. Gelişen girişimsel teknolojiler sayesinde artık el bileğinden, adeta bir check-up konforunda rahim damarlarına giriyor ve sadece o hayatı zindan eden myomların beslenme şalterini indiriyoruz. Hastalarımızın işlem sonrası komplikasyon oranlarının ameliyatlara kıyasla ne denli düşük olduğunu bilimsel olarak bilmek içimizi rahatlatıyor. Tedaviden aylar sonra kontrole gelen bir kadının kansızlıktan kurtulmuş, rahmi yerinde ve hayata yeniden neşeyle bağlanmış olduğunu görmek, Girişimsel Radyolojinin sunduğu bu yenilikçi vizyonun en büyük ödülüdür.