Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Myom Embolizasyonu: Sıkça Sorulan Sorular, Uygunluk Kriterleri ve Yenilikçi Yaklaşımlar

Ameliyatsız myom tedavisinde Girişimsel Radyolojinin sunduğu damar içi (endovasküler) çözümü daha yakından tanımak, risklerini öğrenmek ve kendiniz için en doğru tedaviye karar vermek adına hazırladığımız detaylı rehberimizi aşağıda bulabilirsiniz.

1. Myom Embolizasyonu İçin Hangi Hastalar Uygundur?

Myom embolizasyonu her myomu olan kadına rutin olarak uygulanmaz. Bu tedavinin ideal bir seçenek olması için hastanın onkolojik ve jinekolojik açıdan doğru kriterleri taşıması gerekir:

  • Şikayete Yol Açan Myomları Olanlar: Aşırı, uzun süren ve kansızlığa (anemi) yol açan adet kanamaları olan veya myomun büyüklüğü nedeniyle kasık ağrısı, sık idrara çıkma, kabızlık ve karında şişkinlik yaşayan kadınlar.
  • Rahmini Korumak İsteyenler: Cerrahi olarak rahminin tamamen alınması (Histerektomi) önerilen ancak organ bütünlüğünü, kadınlık kimliğini ve rahmini kesinlikle kaybetmek istemeyen hastalar.
  • Çok Sayıda ve Derin Yerleşimli Myomu Olanlar: Rahim duvarının içine (intramural) sinsi bir şekilde gömülmüş veya rahmin her yerine yayılmış çok sayıda (multipl) myomu olan kadınlar. (Cerrahi ameliyatla bu myomların tek tek çıkarılması rahme çok büyük zarar verir ve ağır kanama riski yaratır; embolizasyon ise tek seansta tüm myomları eş zamanlı kurutur).
  • Ameliyat Riski Yüksek Olan Hastalar: Kalp hastalığı, ileri derece astım/KOAH, obezite veya geçmiş karın ameliyatlarına bağlı ağır yapışıklıkları olan ve genel anestezi (narkoz) alması hayati risk taşıyan kadınlar.
  • Ameliyat Korkusu Olanlar: Neşter kesisi, dikiş izi, hastane ortamı ve uzun süren yatak istirahatinden kaçınan hastalar.

2. Myom Embolizasyonunun Komplikasyonları (Riskleri) Nelerdir?

Deneyimli bir Girişimsel Radyolog tarafından, tam donanımlı anjiyografi laboratuvarlarında yapıldığında myom embolizasyonunun başarı oranı %95’in üzerinde, ağır komplikasyon riski ise %1’in altındadır (açık ameliyatlardan çok daha güvenlidir). Ancak her tıbbi girişimde olduğu gibi bazı olası riskler mevcuttur:

  • Post-Embolizasyon Sendromu (Normal Süreç): İşlemden sonraki ilk 2-3 gün içinde görülen kasık ağrısı, hafif ateş, halsizlik ve bulantı tablosudur. Bu bir komplikasyon değil, myomların besinsiz kalarak erimeye başladığının ve vücudun buna verdiği doğal yanıtın bir göstergesidir. Hastanede damardan, evde ise ağızdan vereceğimiz özel ilaçlarla tamamen kontrol altına alınır.
  • Giriş Yeri Sorunları: Kasık veya el bileğindeki iğne deliği yerinde hafif morarma (hematom) veya sızlama olabilir. Genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.
  • Myomun Vajinadan Atılması (Myom Ekspülsiyonu): Özellikle rahim boşluğuna doğru büyüyen (submüköz) myomlar, embolizasyon sonrası küçülüp kuruyarak parça parça veya bütün halinde vajinal yoldan dışarı atılabilir. Genellikle zararsız bir süreçtir ancak bazen hekim desteğiyle temizlenmesi gerekebilir.
  • Geçici veya Kalıcı Adet Kesilmesi (Menopoz): İşlem sırasında verilen mikroskopik küreciklerin çok küçük bir kısmı nadiren yumurtalık damarlarına kaçabilir. Bu durum özellikle 45 yaş üzerindeki, menopoza zaten yaklaşmış olan kadınlarda adet döngüsünün erken kesilmesine (menopoza) yol açabilir. Genç hastalarda bu risk yok denecek kadar azdır (%1’in altındadır).
  • Enfeksiyon: Kuruyan myom dokusunun rahim içinde enfekte olması çok nadir bir durumdur (%1 civarı). Yoğun vajinal akıntı, geçmeyen yüksek ateş ve kokulu akıntı ile kendini gösterir; antibiyotik tedavisi ile çözülür. Çok ekstrem vakalarda enfeksiyon kontrol altına alınamazsa rahmin ameliyatla alınması gerekebilir.

3. Myom Embolizasyonu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İşlem ne kadar sürer ve hastanede kaç gün kalınır?

İşlem anjiyo masasında ortalama 45 ila 60 dakika sürer. İşlem sonrası ilk gün görülebilecek adet sancısı benzeri ağrıları, damardan vereceğimiz ağrı kesicilerle konforlu bir şekilde yönetmek adına hastalarımızı 1 gece hastanede misafir ediyoruz. Ertesi sabah hastalarımız yürüyerek evlerine dönüyorlar.

Myom embolizasyonu kısırlık yapar mı? İşlem sonrası hamile kalınabilir mi?

Myom embolizasyonu rahmi tamamen koruyan bir yöntemdir. İşlem sonrası başarıyla hamile kalan ve sağlıklı doğum yapan binlerce kadın mevcuttur. Ancak, çocuk istemi ön planda olan ve tek bir adet kolayca çıkarılabilir myomu olan genç hastalarda öncelikli seçenek jinekolojik cerrahidir (miyomektomi). Eğer cerrahi rahmin alınmasını gerektiriyorsa veya myomlar ameliyat edilemeyecek kadar çok sayıdaysa, embolizasyon doğurganlığı korumak için en güçlü alternatiftir.

Embolizasyon sonrası myomlar tamamen yok olur mu?

Myomlar tamamen buharlaşmaz; ancak içlerindeki canlı hücreler ölür. İşlemi takip eden ilk 3 ayda hızlı, 6. aya kadar ise devam eden bir süreçle myomlar hacimsel olarak %50 ila %70 oranında küçülür. Canlılığını yitiren myom, rahim duvarında zararsız, sert ve baskı yapmayan küçük birer bağ dokusu (nedbe) odağına dönüşür.

Tedavinin etkisi ne zaman başlar? Kanama ne zaman düzene girer?

Tedavinin etkisi hemen ilk adet döneminde kendini gösterir. Aylardır süren, hastayı kansız bırakan o yoğun ve pıhtılı kanamalar, işlem sonrasındaki ilk adette belirgin şekilde azalarak normal bir döngüye evrilir. Baskıya bağlı idrar ve ağrı şikayetleri ise myomlar küçüldükçe haftalar içinde kademeli olarak kaybolur.

4. Ameliyatsız Myom Tedavilerinde Yenilikçi Yaklaşımlar

Girişimsel Radyoloji ve medikal teknoloji dünyası, myom tedavisinde kadın konforunu en üst düzeye çıkarmak için sürekli gelişmektedir. Bugün kliniğimizde ve dünyada uygulanan en yenilikçi yaklaşımlar şunlardır:

  • Transradial (El Bileğinden) Embolizasyon: Geçmişte myom embolizasyonları sadece kasık atardamarından yapılırdı ve hasta işlem sonrası 6 saat boyunca bacağını hiç bükmeden sırtüstü yatmak zorundaydı. Günümüzde geliştirdiğimiz teknikle işlemi el bileğinden (radial arter) gerçekleştiriyoruz. Hasta işlem biter bitmez yatağında oturabiliyor, yemeğini yiyebiliyor ve saatlerce yatağa bağımlı kalmadan çok daha konforlu bir süreç geçiriyor.
  • Hassas Kalibre Mikroküreler (Akıllı Parçacıklar): Damarı tıkamak için kullandığımız küreciklerin teknolojisi tamamen yenilendi. Artık myomun damar yapısına milimetrik olarak uyum sağlayan, sağlıklı rahim dokusuna zarar vermeden sadece tümör yatağına kilitlenen “akıllı mikroküreler” kullanıyoruz. Bu da işlem sonrası ağrıyı belirgin ölçüde azaltıyor ve başarıyı artırıyor.
  • HIFU (Yüksek Yoğunluklu Odaklanmış Ultrason): Girişimsel radyolojide damar içine bile girmeden, Emar (MR) kılavuzluğunda ses dalgalarını (ultrasonu) bir büyüteç gibi myomun üzerine odaklayarak dışarıdan myomu yakma teknolojisidir. Henüz her myom tipine uygun olmasa da tamamen kesisiz ve iğnesiz bir gelecek sunmaktadır.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı

Kliniğimizde myom şikayetiyle gelen hastalarımızı değerlendirirken sadece ultrason veya MR görüntülerine bakmıyoruz; o kadının hayat planını, çocuk beklentisini ve ameliyata karşı duyduğu endişeyi de masaya yatırıyoruz. Kadın sağlığında ‘rahmin alınması’ fikri, çok ekstrem durumlar dışında bizim klinik felsefemize aykırıdır. Gelişen girişimsel teknolojiler sayesinde artık el bileğinden, adeta bir check-up konforunda rahim damarlarına giriyor ve sadece o hayatı zindan eden myomların beslenme şalterini indiriyoruz. Hastalarımızın işlem sonrası komplikasyon oranlarının ameliyatlara kıyasla ne denli düşük olduğunu bilimsel olarak bilmek içimizi rahatlatıyor. Tedaviden aylar sonra kontrole gelen bir kadının kansızlıktan kurtulmuş, rahmi yerinde ve hayata yeniden neşeyle bağlanmış olduğunu görmek, Girişimsel Radyolojinin sunduğu bu yenilikçi vizyonun en büyük ödülüdür.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Süleyman Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00