Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Perkütan Nefrostomi Nedir?

Böbreklerimiz, kanı süzerek ürettiği idrarı “üreter” adı verilen ince kanallar vasıtasıyla idrar torbasına (mesaneye) gönderir. Çeşitli nedenlerle bu idrar kanallarının tıkanması sonucu idrar aşağıya akamaz, böbrek içinde birikir ve böbreğin şişmesine (Hidronefroz) yol açar. Zamanında müdahale edilmeyen tıkanıklıklar; şiddetli ağrıya, böbrek iltihabına (Urosepsis) ve en nihayetinde kalıcı böbrek yetmezliğine neden olabilir.

Perkütan Nefrostomi, idrar yollarındaki bu tıkanıklığı aşmak amacıyla Girişimsel Radyoloji ünitelerinde uygulanan ameliyatsız bir idrar boşaltma yöntemidir. Genel anesteziye (narkoz) gerek duyulmadan, tamamen ultrason ve floroskopi kılavuzluğunda, sırt bölgesinden milimetrik bir iğne ile doğrudan böbreğin idrar havuzuna (pelvisine) girilerek ince, esnek bir tüpün (kateter) yerleştirilmesi işlemidir. Bu sayede idrarın vücut dışına güvenle tahliye edilmesi sağlanır ve böbrek dakikalar içinde baskıdan kurtulur.

İşlem Hangi Durumlarda ve Kimlere Uygulanır?

Böbreğin idrar çıkışını engelleyen ve acil veya planlı dekompresyon (basınç düşürme) gerektiren şu durumlarda perkütan nefrostomi ilk ve en güvenli seçenektir:

  • İdrar Yolu Taşları ve Darlıkları: Üreter kanalına düşen ve üroloji uzmanları tarafından aşağıdan (endoskopik yolla) ulaşılamayan, kanalı tam tıkayan büyük taşlar veya ameliyat/enfeksiyon sonrası gelişen kanal darlıkları.
  • Onkolojik Tümör Baskıları: Rahim ağzı (serviks) kanseri, prostat kanseri, mesane veya kolon kanseri gibi pelvik bölge tümörlerinin idrar kanallarına dışarıdan bası yaparak idrar akışını tamamen durdurduğu durumlarda.
  • Akut Enfeksiyonlar ve Ürosepsis: Tıkanmış idrar yollarında üreyen mikropların böbrekte iltihap (piyonefroz) oluşturması ve bunun kana karışarak hayati risk (sepsis) yaratması durumunda acil drenaj amacıyla.
  • Böbrek Fonksiyonlarını Korumak: Her iki böbreğin birden tıkandığı veya tek böbrekli bir hastada kanalın tıkandığı, üre ve kreatinin değerlerinin hızla yükseldiği böbrek yetmezliği tablolarında.

İşlem Nasıl Uygulanır? (Adım Adım Süreç)

Perkütan nefrostomi, ameliyathane stresi olmadan, Girişimsel Radyoloji anjiyografi veya ultrason süitinde gerçekleştirilen, hasta konforunun ön planda tutulduğu bir işlemdir.

1.1. Lokal Anestezi ve Pozisyonlama:Hafif ve Konforlu Başlangıç.

Hasta işlem masasına genellikle yüzüstü (prone) veya hafif yan yatırılır. Ultrasonografi ile böbreğin konumu ve genişlemiş idrar havuzcukları net olarak haritalandırılır. Sırt bölgesindeki giriş alanı lokal anestezi ile tamamen uyuşturulur. Hastanın rahatlaması için damardan hafif yatıştırıcılar (sedasyon) verilebilir.

2.2. Ultrason Kılavuzluğunda Hassas Giriş:Milimetrik Hedefleme.

Girişimsel Radyolog, yüksek çözünürlüklü ultrason ekranı altında, uyuşturulan alandan son derece ince bir iğneyle böbreğin idrar toplayıcı sistemine (kaliks sistemine) tam isabetle giriş yapar. İğnenin içinden idrarın geldiği görüldüğünde hedefe güvenle ulaşıldığı kesinleşir.

3.3. Kateterin Yerleştirilmesi ve Sabitleme:Floroskopik Kontrol.

İğnenin içinden çok ince, yumuşak bir kılavuz tel böbrek içine ilerletilir. Floroskopi (X-ışını ekranı) altında kontrol edilerek, “nefrostomi kateteri” adı verilen esnek, ince, tıbbi plastik tüp bu tel üzerinden kaydırılarak böbrek havuzuna yerleştirilir. Tüpün böbrek içinde kalan ucu kendiliğinden kıvrılarak (pigtail kilit düzeneği) kilitlenir; böylece tüpün böbrekten çıkması engellenir.

4.4. Torbaya Bağlantı ve İşlemin Tamamlanması:Hızlı Rahatlama.

Kateterin dışarıda kalan ucu cilt yüzeyine dikiş veya özel yapışkan sabitleyicilerle güvenle tutturulur ve steril bir idrar toplama torbasına bağlanır. İdrarın torbaya aktığı görüldüğünde işlem başarıyla bitirilir. Tüm bu süreç genellikle 15-20 dakika sürer.

İşlem Sonrası Hastayı Ne Bekler ve Kateter Yönetimi Nasıl Yapılır?

  • Anında Rahatlama: Böbrekteki idrar baskısı kalktığı andan itibaren hastanın çektiği o şiddetli, bıçak saplanır tarzda yan (flank) ağrısı saatler içinde tamamen geçer. Yükselmiş olan üre/kreatinin değerleri hızla normale döner.
  • İlk Günlerde İdrar Rengi: İşlemin doğası gereği, böbrek parankiminden geçildiği için ilk 24-48 saat boyunca torbaya gelen idrarın hafif kanlı (pembe/kırmızı) olması tamamen normal bir durumdur; bol sıvı tüketimiyle idrar rengi kısa sürede berraklaşır.
  • Kateterin Bakımı ve Takibi: Nefrostomi kateteri, tıkanıklığa yol açan asıl neden (taş, tümör basısı vb.) üroloji veya onkoloji kliniklerinde tamamen çözülene kadar yerinde kalır. Hasta bu süreçte evine torbasıyla gidebilir. Kateter torbası her zaman böbrek seviyesinin altında taşınmalı, bükülmemeli ve çekiştirilmemelidir. Girişimsel radyoloji ekibimiz pansuman ve torba değişimi süreçlerini hasta yakınlarına detaylıca öğretecektir.

Perkütan Nefrostominin Avantajları Nelerdir?

  • Böbreği Dakikalar İçinde Kurtarır: Tıkanıklığa bağlı böbrek hasarını ve yetmezliğe gidişi anında durdurur.
  • Genel Anestezi (Narkoz) Riskini Ortadan Kaldırır: Ciddi kalp, akciğer hastalarında veya enfeksiyon nedeniyle genel durumu çok bozuk olan akut hastalarda sadece lokal uyuşturmayla güvenle yapılır.
  • Açık Ameliyat, Kesi ve Dikiş Yoktur: Sadece bir iğne deliğinden girilerek tamamlanır; vücutta kalıcı ameliyat izi bırakmaz.
  • Hızlı Taburculuk: İşlem sonrası hastalarımız genellikle birkaç saatlik takibin ardından aynı gün veya ertesi sabah konforlu bir şekilde evlerine dönebilirler.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı

Klinik pratiğimizde, idrar yolları tıkanıklığı nedeniyle kreatinin değerleri fırlamış, böbrekleri iflasın eşiğine gelmiş veya tıkanma zemininde gelişen ağır enfeksiyon nedeniyle septik şok tablosunda acile getirilmiş hastalarla çok sık karşılaşırız. Bu durumdaki bir hastayı ameliyathaneye indirip büyük cerrahi işlemler uygulamak hayati bir risk taşır. Girişimsel Radyoloji olarak biz, yatak başında veya anjiyo odasında, ultrasonumuzun kılavuzluğunda adeta bir kılcal damar hassasiyetiyle o şişmiş böbreğe ulaşıyoruz. Kateteri yerleştirip, içeride sıkışmış ve hatta iltihaplanmış idrarın dışarıya hızla boşaldığını gördüğümüz an, o böbreğin ve aslında hastanın nefes aldığı andır. Ertesi gün vizit yaptığımızda, bir gün önce yüksek zehirli değerlerle baygın yatan hastanın kan değerlerinin düştüğünü, yüzünün güldüğünü görmek, yaptığımız minimal invaziv dokunuşların ne kadar hayati olduğunun en somut kanıtıdır.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Süleyman Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00