Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Böbrek Tümörlerinde Ameliyatsız Tedaviler: Mikrodalga Ablasyon ve Kriyoablasyon

Böbrek tümörlerinin tedavisinde uzun yıllar boyunca standart yaklaşım, böbreğin tamamının (Radikal Nefrektomi) veya sadece tümörlü kısmının (Parsiyel Nefrektomi) açık ya da kapalı cerrahi yöntemlerle çıkarılması olmuştur. Ancak günümüzde Girişimsel Radyoloji, gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde ameliyata gerek bırakmayan, kesisiz, dikişsiz ve böbrek dokusunu maksimum oranda koruyan devrim niteliğinde çözümler sunmaktadır.

Özellikle 4 cm’den küçük (Evre T1a) erken evre böbrek tümörlerinde, kılavuzlarca ameliyata eşdeğer lokal başarı oranlarına sahip olduğu kanıtlanmış iki modern termal ablasyon yöntemini; Mikrodalga Ablasyon (MWA) ve Kriyoablasyon tekniklerini kliniğimizde başarıyla uygulamaktayız.

1. Mikrodalga Ablasyon (MWA) – “Yüksek Isı ile Tümörü Yakma”

Mikrodalga ablasyon, tümör hücrelerini saniyeler içinde yüksek sıcaklıklara ulaştırarak yok eden güçlü bir sıcak ablasyon yöntemidir.

  • Nasıl Etki Eder? Bilgisayarlı tomografi veya ultrason kılavuzluğunda, sırt bölgesinden girilerek milimetrik özel bir ablasyon iğnesi (anten) doğrudan tümörün merkezine yerleştirilir. İğnenin ucundan yayılan elektromanyetik dalgalar, tümör dokusu içindeki su moleküllerini saniyede milyarlarca kez överek sürtünme yoluyla yüksek ısı (60- 100 C) üretir. Kanserli hücreler bu ısı altında hücresel proteinlerini kaybederek (koagülasyon nekrozu) anında canlılığını yitirir.
  • Avantajları Nelerdir? Mikrodalga enerjisi çok hızlı etki eder; genellikle 5-10 dakika gibi kısa bir sürede tümör yakma işlemi tamamlanır. Böbreğin yoğun kan akımına sahip damarlarının yakınındaki tümörlerde, kan akışının ısıyı uzaklaştırma etkisinden (ısı lavabosu etkisi) etkilenmez ve damar kenarındaki kitlelerde tam başarı sağlar.

2. Kriyoablasyon – “Dondurarak Tümörü Yok Etme”

Kriyoablasyon, yüksek ısının tam aksine, dondurma ve kristalleştirme prensibini kullanan modern bir soğuk ablasyon yöntemidir. Böbrek dokusunun anatomik yapısı nedeniyle dünyada böbrek tümörlerinde en çok tercih edilen yöntemlerin başında gelir.

  • Nasıl Etki Eder? Tomografi eşliğinde, tümörün boyutuna göre bir veya birkaç adet özel kriyo-iğne (kriyoprob) kitlenin içine yerleştirilir. İğnelerin içinden argon gazı geçirilerek sıcaklık saniyeler içinde (-40 /- 140 C) arasına düşürülür. Tümörün etrafında tomografi ekranında net olarak izlenebilen bir “Buz Topu” (Ice-ball) oluşur. Hücre içi sıvının buz kristallerine dönüşmesiyle kanserli hücrelerin zarları mekanik olarak patlar ve tümör eriyerek yok olur.
  • Avantajları Nelerdir? Soğuk, uygulandığı bölgedeki ağrı sinirlerini doğal olarak dondurduğu için işlem sırasında ve sonrasında ağrı neredeyse hiç hissedilmez. En büyük avantajı, oluşan “buz topunun” sınırlarının tomografide milimetrik olarak görülebilmesidir. Bu sayede çevre sağlıklı dokular, idrar kanalları (üreter) veya bağırsaklar kusursuz bir güvenlikle korunur.

Neden Ameliyat Yerine Ablasyon (MWA / Kriyoablasyon)?

Böbrek tümörlerinde girişimsel radyolojik ablasyon yöntemlerinin cerrahiye kıyasla çok önemli üstünlükleri vardır:

  • Maksimum Böbrek Koruma: Ameliyatta tümörle birlikte bir miktar sağlıklı böbrek dokusu da çıkarılır veya böbreğin tamamı kaybedilebilir. Ablasyonda ise sadece tümör hedef alınır; sağlıklı böbrek parankimi tamamen korunur. Bu durum, özellikle şeker, tansiyon veya böbrek yetmezliği olan hastalarda hayati önem taşır.
  • Kesisiz, Dikişsiz ve Ameliyat İzsiz: Tüm süreç sadece bir iğne deliğinden tamamlanır. Neşter kullanılmaz, vücutta kalıcı ameliyat izi kalmaz.
  • Genel Anestezi Şart Değildir: Kalp veya akciğer hastalıkları nedeniyle narkoz alması riskli olan hastalarda, sadece lokal anestezi ve hafif bir rahatlatıcı (sedasyon) eşliğinde güvenle uygulanabilir.
  • Hızlı Derlenme ve Taburculuk: Ameliyattaki gibi günlerce süren hastane yatışları, büyük yara ağrıları veya enfeksiyon riskleri yoktur. Hastalarımız genellikle işlemden sonraki gün yürüyerek, günlük yaşam konforlarına dönmüş bir şekilde taburcu olurlar.

Bu Tedaviler Hangi Hastalar İçin Uygundur?

  • Erken evre, küçük (genellikle 4 cm altındaki) böbrek tümörlerinde (Renal Hücreli Karsinom – RCC).
  • Yaş veya ek hastalıklar (kalp yetmezliği, KOAH vb.) nedeniyle cerrahi ameliyat riski yüksek olan hastalarda.
  • Tek böbrekli olan veya geçmişte diğer böbreği alınmış, cerrahiyle böbrek dokusunu kaybetme lüksü olmayan hastalarda.
  • Genetik yatkınlık nedeniyle (örneğin Von Hippel-Lindau sendromu) böbreklerinde sürekli yeni tümörler odakları çıkan ve defalarca ameliyat olamayacak durumda olan hastalarda.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı

Klinik pratiğimizde, rastlantısal olarak tomografi veya ultrasonda böbreğinde küçük bir kitle saptanan ve ‘kanser’ kelimesini duyduğu an büyük bir korkuyla bize başvuran hastalarımızla çok sık karşılaşıyoruz. Geçmişte bu hastaların tek çaresi, büyük bir cerrahi kesiyle böbreğinin bir kısmını ya da tamamını kaybetmekti. Bugün ise Girişimsel Radyoloji masasında, tomografimizin kılavuzluğunda adeta bir hedefi tam on ikiden vurur gibi o milimetrik iğnelerimizle tümörün kalbine giriyoruz. Kriyoablasyon ile tümörün etrafında o ‘buz topunun’ adım adım büyüdüğünü, kanserli dokuyu milimetrik olarak içine alıp boğduğunu ekranda canlı canlı izlemek muazzam bir teknolojik güçtür. İşlem bitiyor, iğneyi çekiyoruz ve geriye sadece bir yara bandı kalıyor. Ertesi gün hastamızın böbreği tamamen yerinde, fonksiyonları korunmuş ve tümöründen kurtulmuş olarak evine yürüyerek gitmesi, minimal invaziv tıbbın hastalarımıza sunduğu en büyük konfordur.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Süleyman Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00