Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Tiroid Nodüllerinde Ameliyatsız Çözüm: Termal Ablasyon (RFA / Lazer / Mikrodalga)

Tiroid bezinde saptanan nodüller, toplumda özellikle kadınlarda çok sık karşılaşılan yumrulardır. Geçmişte bu nodüller büyüdüğünde, boyunda baskı yaptığında veya estetik olarak rahatsızlık verdiğinde tek çare tiroid bezinin ameliyatla tamamen veya kısmen alınmasıydı (tiroidektomi). Ancak ameliyat; ömür boyu ilaç bağımlılığı, boyunda kalıcı yara izi ve ses kısıklığı gibi ciddi riskleri de beraberinde getiriyordu.

Günümüzde modern tıbbın ve Girişimsel Radyolojinin sunduğu en büyük yeniliklerden biri Tiroid Termal Ablasyonu yöntemidir. Bu yöntem sayesinde nodülleri, kafatası veya boyun bölgesinde hiçbir kesi yapmadan, sadece lokal anestezi altında, ultrason eşliğinde milimetrik bir iğneyle girerek ısı enerjisiyle (Radyofrekans – RFA, Lazer veya Mikrodalga) kendi yatağında eritip yok edebiliyoruz.

1. Uluslararası Kılavuzlar ve Öneriler Ne Diyor?

Tiroid nodüllerinin termal ablasyon tedavisi, deneysel bir yöntem değildir. Dünya çapında kabul görmüş tıp otoriteleri (Avrupa Tiroid Derneği – ETA, Amerikan Klinik Endokrinologlar Derneği – AACE ve Kore Tiroid Radyolojisi Derneği – KSThR) yayınladıkları uluslararası kılavuzlarda; iyi huylu (benign) ve semptomatik tiroid nodüllerinde termal ablasyonu cerrahiye güçlü bir alternatif ve güvenli bir ilk seçenek olarak önermektedir.

Kılavuzlar ayrıca, cerrahiyi kabul etmeyen veya ameliyat riski yüksek olan, uzak metastazı bulunmayan erken evre küçük tiroid kanserlerinde (Mikropapiller karsinom) ve cerrahi sonrası tekrarlayan nüks kanserlerde de ablasyonun başarıyla uygulanabileceğini belirtmektedir.

2. Tiroid Ablasyonu Kimlere Yapılır? (Hasta Seçimi)

Bu konforlu tedavi her tiroid nodülü olan hastaya uygulanmaz. Doğru hasta seçimi, başarının anahtarıdır. Tedavi şu durumlarda tercih edilir:

  • İyi Huylu Olduğu Kanıtlanmış Büyük Nodüller: Ultrason eşliğinde yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ile en az bir (tercihen iki) kez iyi huylu (benign) olduğu kanıtlanmış, ancak büyümeye devam eden nodüllerde.
  • Baskı Belirtileri Olan Hastalar: Nodülün büyüklüğüne bağlı olarak yutkunma güçlüğü, boğazda takılma hissi, nefes darlığı veya öksürük şikayeti olanlarda.
  • Kozmetik Rahatsızlıklar: Boyunda dışarıdan bakıldığında belirgin şişlik yaratan ve estetik olarak hastayı rahatsız eden nodüllerde.
  • Otonom Fonksiyon Gören (Sıcak/Toksik) Nodüller: Aşırı tiroid hormonu üreterek hipertiroidiye (zehirli guatr) yol açan ve cerrahi/atom tedavisi istemeyen hastalarda.
  • Erken Evre/Nüks Kanserler: Ameliyat olamayacak durumda olan veya cerrahiyi reddeden, boyun dışına yayılmamış mikropapiller tiroid kanserlerinde.

Hangi Hastalar Tiroid Ablasyonu Yaptıramaz? (Kontrendikasyonlar)

  • Biyopsi sonucu kesin olarak kötü huylu (malign) çıkmış ve cerrahi sınırları aşmış ileri evre tiroid kanserleri,
  • Biyopsi sonucu netleşmemiş, “şüpheli” veya “foliküler neoplazi” olarak raporlanmış nodüller (Öncelikle net tanı konmalıdır),
  • Gebeler (Radyofrekans akımı nedeniyle tercih edilmez, ancak çok zorunlu hallerde lazer düşünülebilir),
  • İleri derecede ses teli felci (vokal kord paralizisi) olanlar (Karşı taraftaki sağlam ses telini riske etmemek adına).

3. İşlem Öncesinde Hangi Testler ve Hazırlıklar Yapılmalıdır?

Ablasyon kararı verilmeden önce hastanın tam bir check-up’tan geçmesi gerekir:

  1. Detaylı Ultrasonografi (USG): Nodülün hacmi, yapısı (katı, kistik veya mikst) ve komşu hayati dokularla ilişkisi milimetrik olarak haritalandırılır.
  2. Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB): Nodülün iyi huylu olduğunun patolojik olarak onaylanması şarttır.
  3. Kan Testleri: Tiroid fonksiyon testleri (TSH, Serbest T3, Serbest T4) ve işlem sırasındaki kanama riskini öngörmek için pıhtılaşma paneli (PT, APTT, INR) istenir.
  4. Ses Teli Muayenesi: Nadir de olsa işlem öncesinde hastanın ses tellerinin hareketliliği KBB uzmanı tarafından kontrol edilebilir.

4. Tiroid Ablasyonu Nasıl Yapılır?

İşlem tamamen ameliyathane koşullarında değil, Girişimsel Radyoloji anjiyo veya ileri ultrasonografi ünitelerinde gerçekleştirilir:

1.Lokal Anestezi ve Hidrodiseksiyon:İlk 5-10 dakika.

Hasta sedye üzerinde sırtüstü yatar. Boyun bölgesi sterilize edilir ve lokal anestezi ile tamamen uyuşturulur. “Hidrodiseksiyon” tekniği ile nodülün etrafına özel bir sıvı enjekte edilerek, nodül ses tellerinden ve şah damarından uzaklaştırılır (güvenlik kalkanı).

2.İğne ile Giriş ve Ultrason Takibi:10-20 dakika.

Boyunda hiçbir kesi yapılmadan, sadece bir kan alma iğnesi kalınlığındaki özel ablasyon probu ile ultrason eşliğinde doğrudan nodülün içine girilir. İşlemin her milisaniyesi ekrandan canlı izlenir.

3.Moving Shot (Hareketli Atış) ile Isıtma:İşlem Süresi.

“Moving Shot” adı verilen ileri teknolojik yöntemle, iğnenin ucu nodül içinde milimetrik olarak hareket ettirilir. Cihazdan verilen enerji (Radyofrekans veya Mikrodalga) nodülü içeriden ısıtarak proteinlerini eritir (koagülasyon nekrozu).

Hasta işlem sırasında tamamen uyanıktır, acı hissetmez. Hekimiyle rahatça konuşabilir (böylece ses tonu da anlık olarak kontrol edilir). İşlem nodülün boyutuna göre 15 ila 30 dakika sürer.

5. Ablasyon Yapılırken ve Sonrasında Neye Dikkat Edilmeli?

  • İşlem Sırasında: En kritik nokta, hastanın işlem anında hekimi ile iletişim halinde olmasıdır. İğne nodülün içindeyken ani bir hareket yapılmasını önlemek için hekiminiz yutkunmanız gereken anlarda enerjiyi keserek size komut verecektir.
  • İşlem Sonrasında: Boyun bölgesine birkaç saat boyunca aralıklı buz uygulaması yapılır. İlk gün boyunda hafif bir dolgunluk hissi veya yansıyan hafif bir kulak/diş ağrısı normaldir, basit ağrı kesicilerle geçer. Hastalarımız aynı gün yürüyerek evlerine dönebilir, ertesi gün iş hayatına başlayabilirler.

6. Kısa ve Uzun Süreli Sonuçlar Nelerdir, Nasıl Takip Edilir?

Ablasyon yapıldığı anda nodül bıçakla kesilmiş gibi ortadan kaybolmaz; içeride hücre düzeyinde eritilir. Vücudun savunma hücreleri (makrofajlar) bu eriyen dokuyu zamanla temizler.

  • Kısa Süreli Sonuçlar (1-3 Ay): Nodülün hacminde hızla %30 ila %50 arasında küçülme gözlenir. Hastanın yutkunma güçlüğü ve boyundaki baskı hissi ilk haftalardan itibaren kaybolur.
  • Uzun Süreli Sonuçlar (6-12 Ay): 1. yılın sonunda nodüldeki küçülme oranı %70 ila %90’a ulaşır. Çoğu nodül tamamen sönerek zararsız, küçük bir nedbe dokusuna dönüşür.
  • Takip Protokolü: Hastalarımız işlem sonrasında 1. ay, 3. ay, 6. ay ve 1. yıl dönemlerinde ultrasonografi ve tiroid hormon testleri ile takip edilir.

7. Cerrahiye (Ameliyata) Göre Avantajları Nelerdir?

ÖzellikTermal Ablasyon (Ameliyatsız)Açık Tiroid Cerrahisi
Hormon KorumaSağlam tiroid dokusuna dokunulmaz. Tiroid beziniz çalışmaya devam eder, ömür boyu hormon ilacı kullanmazsiniz.Tiroid bezinin tamamı veya yarısı alınır. Genellikle ömür boyu her sabah dışarıdan hormon ilacı (Levotiron vb.) içmek zorundasınızdır.
Kalıcı İzKesi yoktur. Boyunda dikiş veya ameliyat izi kalmaz.Boynun ön kısmında kalıcı cerrahi kesi çizgisi oluşur.
Anestezi TürüSadece lokal anestezi ile yapılır.Genel anestezi (tam uyutulma) şarttır.
Hastanede KalışYatış gerektirmez, aynı gün taburculuk sağlanır.Genellikle 1-2 gece hastanede yatış ve diren takibi gerekir.
Ses Kısıklığı RiskiUltrason takibi ve hidrodiseksiyon sayesinde ses tellerini besleyen sinir yaralanma riski cerrahiye göre çok daha düşüktür.Sinir yaralanmasına bağlı kalıcı ses kısıklığı riski daha yüksektir.

8. Tiroid Ablasyonunda Neden Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’u Tercih Etmelisiniz?

Tiroid ablasyonu, ultrason ekranına bakarak milimetrik organların ve hayati damarların (şah damarı, şah veni ve ses teli sinirleri) arasından ince iğne ile geçilmesini gerektiren yüksek hassasiyetli bir cerrahi sanattır.

  • Girişimsel Radyoloji Uzmanlığı: Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy, bir Girişimsel Radyolog olarak ultrasonografi cihazını ve iğne yönlendirme teknolojilerini en üst düzeyde kullanan, damar ve doku anatomisine mikroskobik düzeyde hakim bir uzmandır.
  • Teknoloji: Ablasyon teknolojisinde en ileri düzey problar ve ablasyon cihazları ile birlikte, ince iğnenin nereye uzandığını gösteren, yüksek hassasiyetli bir ultrasonografik cihaz ile işlemler yapılmaktadır. 
  • Kişiselleştirilmiş Yaklaşım ve Güvenlik: İşlem öncesindeki biyopsi aşamasından, işlem anındaki güvenlik haritalamasına ve uzun dönem takibinize kadar tüm süreç doğrudan Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy ve koordinatörlüğü altındaki uzman ekibi tarafından titizlikle yürütülür. Amacımız, sizi ameliyat masasının risklerinden ve ömür boyu ilaç bağımlılığından uzak tutarak, sağlığınıza en konforlu yoldan kavuşturmaktır.

Tiroid Ablasyonu Hakkında Merak Edilen Zor Sorular: Nüks, Büyük Guatr, Kan Sulandırıcı ve İğne Korkusu

Tiroid nodüllerinde ameliyatsız termal ablasyon (Radyofrekans/Mikrodalga) tedavisi kararını verirken hastalarımızın aklına takılan pek çok soru olabiliyor. “Ya tamamen bitmezse?”, “Ameliyatla hepsini aldırıp kökten kurtulmak daha mı mantıklı?” gibi soruların bilimsel yanıtlarını ve bu süreçleri kliniğimizde nasıl yönettiğimizi sizler için derledik.

1. Tiroid Ablasyonu Tekrarlanabilir mi? Yakılan Nodüller Nükseder mi?

  • Nüks Riski Nedir? Başarıyla uygulanan bir termal ablasyon sonrasında, doğru enerji verilmiş ve eritilmiş nodül dokusu canlılığını yitirir. Bu hücrelerin yeniden büyümesi (nüks etmesi) beklenmez. Ancak çok büyük nodüllerde, nodülün en kenarında kalan milimetrik canlı dokular yıllar içinde çok hafif bir büyüme eğilimi gösterebilir. Toplum geneline bakıldığında ablasyon sonrası nüks oranları %5 ila %10 gibi oldukça düşük seviyelerdedir.
  • Tekrarlanabilir mi? Evet, kesinlikle. Bu yöntemin açık cerrahiye karşı en büyük avantajlarından biri tamamen tekrarlanabilir olmasıdır. Eğer çok büyük bir nodül ilk seansta hedeflenen oranda küçülmezse veya yıllar sonra aynı tiroid bezinde tamamen yeni başka bir nodül gelişirse, ablasyon işlemi dokulara zarar vermeden güvenle tekrar uygulanabilir. Açık cerrahide ise ikinci bir ameliyat, yapışıklıklar nedeniyle ses teli sinir felci riskini katlayarak artırır.

2. Tiroid Cerrahisi ile “Hepsini Aldırıp” Kökten Kurtulmak Daha mı Mantıklı?

Birçok hasta “Ameliyat olayım, tiroidimin tamamı alınsın, bir daha nodülle uğraşmayayım” düşüncesine kapılmaktadır. Ancak bu durum madalyonun sadece bir yüzüdür.

  • Ömür Boyu İlaç Bağımlılığı: Tiroid bezinizin tamamı alındığında, vücudunuz için hayati öneme sahip olan tiroid hormonunu üretecek hiçbir doku kalmaz. Bu durum, ömür boyu her sabah aç karnına sentetik hormon ilacı içmek zorunda kalacağınız anlamına gelir.
  • Kökten Kurtulmak mı, Organı Kaybetmek mi? Ameliyatla nodülden kurtulurken aslında sağlam ve çalışan tiroid bezinizi de feda etmiş olursunuz. Termal ablasyon tedavisinde ise amacımız “nodülü yok etmek, sağlam tiroid dokusunu korumaktır.” Böylece kendi hormonunuzu kendiniz üretmeye devam eder, dışarıdan ilaca bağımlı hale gelmezsiniz.

3. Çok Büyük Guatrlarda ve Dev Nodüllerde Nasıl Yapılmalıdır?

Hacmi çok genişlemiş (örneğin 40-50 ml’nin üzerindeki) dev nodüllerde veya yaygın büyük guatr olgularında tedavi stratejimiz değişmektedir:

  • Seanslı Tedavi (Aşamalı Yaklaşım): Tek bir seansta çok büyük bir nodüle aşırı yüksek enerji yüklemek, boyun bölgesinde ödem ve ağrı riskini artırabilir. Bu nedenle dev nodülleri tek seferde eritmek yerine, 3 veya 6 ay arayla 2 ya da 3 seans şeklinde planlıyoruz.
  • Kombine Yöntemler: Çok büyük nodüllerin içinde sıvı (kistik) alanlar varsa, önce bu sıvıyı ince bir iğneyle tamamen boşaltıp (aspirasyon), kalan katı dokuya Radyofrekans veya Mikrodalga ablasyon uygulayarak hacmi maksimum oranda küçültüyoruz.

4. Kan Sulandırıcı Kullanan Bireyler Tiroid Ablasyonu Yaptırabilir mi?

Kalp hastalığı, stent veya pıhtı geçmişi nedeniyle aspirin, plavix, coumadin veya yeni nesil kan sulandırıcı (antikoagülan) kullanan hastalarımız da ablasyon yaptırabilir. Ancak işlem öncesi sıkı bir tıbbi yönetim gerekir:

  • İlaçların Düzenli Yönetimi: İşlem öncesinde hastamızın kardiyoloji veya nöroloji doktoruyla görüşerek kan sulandırıcı ilaçları birkaç günlüğüne güvenle kesiyor veya kısa etkili iğne tedavilerine (köprüleme) geçiş yapıyoruz.
  • Kanama Riskinin Sıfırlanması: Kullandığımız ablasyon iğneleri milimetrik olduğu ve ultrasonla damar haritalaması yaptığımız için kanama riski açık ameliyata göre son derece düşüktür. İşlem bittikten kısa bir süre sonra hastamız güvenle eski kan sulandırıcı rejimine geri dönebilir.

5. İğne veya Ameliyathane Korkusu Olan Hastalar Nasıl Yaptırabilir?

Boyun bölgesine iğne yapılacak olması fikri birçok hastada doğal bir endişe ve panik yaratabilir. Kliniğimizde iğne veya dokunulma fobisi olan hastalarımız için son derece konforlu çözümler sunuyoruz:

  • Hafif Sedasyon (Bilinçli Sedasyon): Hastamızı tamamen genel anesteziyle uyutup solunum cihazına bağlamak yerine, anestezi uzmanımız eşliğinde damardan hafif yatıştırıcı ve ağrı kesici ilaçlar (sedasyon) veriyoruz.
  • Konforlu Bir Deneyim: Sedasyon altındaki hastamız hafif bir uyku halinde olur, hiçbir endişe veya ağrı hissetmez, iğne girişini görmez ve hatırlamaz. İşlem bittiğinde dakikalar içinde uyanır ve sanki sadece dinlendirici bir uyku uyumuş gibi konforlu bir şekilde odasına alınır.

Neden Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’u Tercih Etmelisiniz? Tiroid bezi, şah damarlarınızın ve ses tellerinizi hareket ettiren sinirlerin tam ortasında yer alan hayati bir organdır. Bu bölgede yapılacak bir ablasyon işlemi, milimetrik hata payı bile kabul etmeyen yüksek bir anjiyografik ve ultrasonografik tecrübe gerektirir. Girişimsel Radyoloji alanındaki akademik birikimimle, dev nodüllerden iğne korkusu olan hastalara kadar her vakayı kişiye özel güvenlik protokolleriyle (Hidrodiseksiyon ve moving-shot teknikleri) yönetiyorum. Amacımız, sizi ameliyat risklerinden korurken kendi doğal tiroid hormonunuzla sağlıklı bir ömür sürmenizi sağlamaktır. Doğru risk analizi ve tedavi planlaması için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Süleyman Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00