Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Tiroid Hastalıklarında Genetik (Moleküler) Analiz: Ameliyat Kararını Değiştiren İleri Teknoloji

Tiroid nodülü olan hastalarımızda en sık başvurduğumuz tanı yöntemi ultrason eşliğinde yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisidir (İİAB). Ancak biyopsilerin yaklaşık %20 ila %30’unda patoloji sonucu net bir cevap vermez. Uluslararası Bethesda sınıflamasına göre “Önemi Belirsiz Atipi (Kategori III)” veya “Foliküler Neoplazi (Kategori IV)” olarak adlandırılan bu gri alanlarda, hastaya durup dururken ameliyat önermek, sağlam tiroid bezinin gereksiz yere feda edilmesine yol açabilir.

Günümüz modern tıbbında bu belirsizliği çözmek için hücresel düzeyde Genetik Analiz (Moleküler Markör Testleri) yöntemini kullanıyoruz. İğne ucuyla alınan hücrelerin DNA ve RNA şifreleri incelenerek, nodülün genetik haritası çıkartılır.

1. Tiroid Genetik Analizi Ne Zaman ve Kimlere Yapılır?

Genetik analizler her tiroid hastasına rutin olarak uygulanan bir tarama testi değildir. Özellikle şu durumlarda hayati önem taşır:

  • Belirsiz (Gri Alan) Biyopsi Sonuçlarında: Biyopsi sonucu Bethesda III veya Bethesda IV gelen ve iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu anlaşılamayan nodüllerde, gereksiz cerrahiyi önlemek amacıyla.
  • Ailesinde Medüller Tiroid Kanseri Öyküsü Olanlarda: Tiroidin en agresif türlerinden biri olan Medüller Tiroid Kanseri, RET proto-onkogen adı verilen genetik bir mutasyonla aile geçişi gösterebilir. Ailesinde bu öykü olan bireylerde doğrudan kan testiyle genetik analiz yapılır.
  • Agresif Seyirli Kanserlerin Yönetiminde: Tanısı konmuş tiroid kanserlerinde, tümörün gelecekte nasıl davranacağını (metastaz yapma veya tekrarlama riskini) öngörmek ve kişiye özel akıllı ilaç/hedefe yönelik tedavi planlamak için.

2. Tiroid Testlerinde Hangi Genetik Mutasyonlara Bakılır?

Hücrelerin moleküler incelemesinde, tiroid kanserleriyle doğrudan ilişkisi kanıtlanmış belirli gen mutasyonları ve gen birleşmeleri (füzyonlar) aranır:

  • BRAF Mutasyonu (Özellikle BRAF V600E): Papiller tiroid kanserlerinde en sık görülen mutasyondur. Saptanması durumunda nodülün kötü huylu olma ihtimali %95’in üzerindedir ve cerrahi kararı netleşir.
  • RAS Mutasyonları (KRAS, NRAS, HRAS): Genellikle foliküler yapılı nodüllerde görülür. Hem iyi huylu adenomlarda hem de kanserlerde bulunabildiği için diğer belirteçlerle birlikte değerlendirilir.
  • RET/PTC ve PAX8/PPARγ Füzyonları: Genetik dizilimdeki kırılmaları gösterir ve kanser riskini belirgin şekilde artırır.
  • TERT Promotör Mutasyonu: Eğer BRAF veya RAS mutasyonlarına TERT mutasyonu da eşlik ediyorsa, tümörün daha agresif seyretme eğiliminde olduğunu gösterir.

3. Genetik Analiz Nasıl Uygulanır?

Genetik analiz süreci hasta açısından son derece konforludur ve yeni bir cerrahi müdahale gerektirmez:

  1. Örnek Toplama: Genellikle hastaya tiroid biyopsisi yapılırken, eğer nodül ultrasonografik olarak şüpheli görünüyorsa, aynı seansta fazladan bir enjektör yıkanarak genetik analiz tüpüne özel bir sıvı içine hücreler hapsedilir. (Eğer mevcut biyopsi bloğu varsa, patoloji laboratuvarındaki eski bloklardan da bu analiz çalışılabilir).
  2. Laboratuvar İncelemesi (NGS): Örnekler, Yeni Nesil Dizileme (NGS) teknolojisine sahip gelişmiş moleküler genetik laboratuvarlarına gönderilir.
  3. Raporlama: Birkaç hafta içinde nodülün iyi huylu olma (negatif prediktif değer) veya kötü huylu olma olasılığını yüzde bazında veren kapsamlı bir moleküler rapor hazırlanır (Örn: ThyroSeq, Afirma gibi uluslararası paneller).

4. Genetik Analizin Hastaya Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

  • Gereksiz Ameliyatları Önler: Gri alanda kalan nodüllere genetik test yapıldığında ve test sonucu “temiz/negatif” geldiğinde, o nodülün iyi huylu olma olasılığı %95’in üzerindedir. Böylece hasta ameliyat masasına yatmaktan ve ömür boyu hormon ilacı kullanma zorunluluğundan kurtulur.
  • Kişiselleştirilmiş Tedavi (Doğru Cerrahi Sınırı): Eğer test sonucu yüksek riskli bir mutasyon (BRAF + TERT gibi) işaret ediyorsa, cerraha tiroidin sadece yarısını değil, tamamını alması ve gerekirse boyun lenf bezlerini temizlemesi gerektiği bilgisini işlem öncesinde verir.
  • Erken Teşhis ve Hayat Kurtarma: Özellikle ailesel geçişli RET mutasyonu taşıyan bireylerde, henüz tiroid bezinde ultrasonda bile görünmeyen mikroskobik aşamada kanser yakalanarak tam şifa sağlanabilir.

Girişimsel Radyolojinin Yaklaşımı ve Dr. S. Hilmi Aksoy’un Rolü

Girişimsel Radyoloji, tiroid nodüllerinin yönetiminde sadece iğneyle yakma (ablasyon) yapan bir branş değildir; modern tıbbın getirdiği tüm tanısal enstrümanları en üst düzeyde kullanan bütüncül bir uzmanlık alanıdır.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Notu: Kliniğimizde tiroid nodülü olan hiçbir hastamızı doğrudan gri alan biyopsi sonuçlarıyla cerrahiye veya belirsizliğe mahkum etmiyoruz. Biyopsisini bizzat ultrason eşliğinde yaptığımız hastalarımızda, patoloji sonucunun belirsiz gelmesi durumunda uluslararası kılavuzların önerdiği üzere genetik/moleküler analiz panellerini devreye sokuyoruz. Eğer genetik analiz sonucunda nodülün iyi huylu olduğu moleküler olarak tescillenirse ve nodül sadece hacimsel büyüme nedeniyle boyunda baskı yapıyorsa; hastamızı ameliyat etmeden Radyofrekans, Mikrodalga veya Kriyoablasyon gibi modern kapalı yöntemlerle kendi yatağında eriterek tiroid bezini tamamen koruyoruz. Teknolojik gücü bilimsel etik ile birleştirerek, tiroid sağlığınızı hücresel düzeyde yönetmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Süleyman Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00