Çölyak Ganglion Nedir? Karın Ağrısıyla İlişkisi Nedir?
Karnımızın üst bölgesinde, mide ve pankreasın hemen arkasında, aort damarının çevresinde yer alan Çölyak Ganglion (Çölyak Pleksus); karın içi organlarımızın (pankreas, mide, karaciğer, safra kesesi, bağırsaklar) ağrı sinyallerini toplayıp beyne ileten çok önemli bir sinir ağıdır (sinir kompleksi).
Özellikle pankreas kanseri, mide, yemek borusu veya karaciğer kanserleri gibi üst karın bölgesi tümörlerinde ya da kronik pankreatit (pankreasın geçmeyen iltihabı) gibi iyi huylu ama yıpratıcı hastalıklarda, bu sinir ağı tümörün baskısı veya iltihabın etkisiyle sürekli uyarılarak beyne şiddetli, kuşak tarzında sırtımıza vuran, inatçı bir ağrı sinyali gönderir. Bu ağrı o kadar şiddetlidir ki, hastaların yaşam kalitesini, beslenmesini ve uyku düzenini tamamen bozabilir. En güçlü morfin türevi ağrı kesiciler bile bir süre sonra bu ağrıyı kontrol etmekte yetersiz kalır veya hastada ağır sersemlik, kabızlık ve bulantı gibi ciddi yan etkiler yaratır.
Çölyak Ganglion Blokajı (Çölyak Pleksus Nörolizi) Nedir?
Çölyak Ganglion Blokajı, üst karın içi organlardan kaynaklanan bu şiddetli ve inatçı ağrıları durdurmak amacıyla Girişimsel Radyoloji ünitelerinde uygulanan ameliyatsız bir ağrı tedavisidir.
Gelişmiş Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya ultrason kılavuzluğunda, sırt bölgesinden milimetrik özel iğnelerle girilerek doğrudan bu sinir ağının merkezine uyuşturucu ve bloke edici ilaçların enjekte edilmesi işlemidir. Bu sayede, organlardan gelen ağrı sinyallerinin beyne ulaşması “kaynağında” kesilir ve ağrı zinciri kırılır.
Hangi Hastalıklarda ve Kimlere Uygulanır?
Bu işlem, ağrı kesici ilaçlara yanıt vermeyen veya ilaçların yan etkilerini tolere edemeyen şu hasta gruplarında hayat kurtarıcı bir konfor sunar:
İşlem Nasıl Uygulanır? (Adım Adım Süreç)
Çölyak pleksus blokajı, ameliyathane stresi olmadan, Girişimsel Radyoloji bilgisayarlı tomografi odasında, milimetrik hassasiyetle gerçekleştirilir.
1.1. Pozisyonlama ve Lokal Anestezi:Konforlu Pozisyon.
Hasta tomografi masasına yüzüstü (prone) yatırılır. İşlemin tamamen ağrısız geçmesi için sırt bölgesindeki giriş alanı lokal anesteziyle derinden uyuşturulur. Ayrıca damar yolundan hastayı rahatlatacak hafif bir sedasyon (sakinleştirici) uygulanır.
2.2. Tomografi Altında İğne İlerlemesi:Milimetrik Hedefleme.
Girişimsel Radyolog, bilgisayarlı tomografiden anlık görüntüler alarak, aort damarının hemen yanındaki çölyak sinir ağına doğru son derece ince, özel ablasyon iğnelerini sırt bölgesinden milimetrik olarak ilerletir. İğnenin ucu, hayati damarlara zarar vermeyecek şekilde tam hedefe yerleştirilir.
3.3. Kontrast Madde ve Test Dozu:Güvenlik Kontrolü.
İğne ucunun tam sinir ağında olduğunu ve damar içinde olmadığını kanıtlamak için önce çok az miktarda kontrast madde (boyalı sıvı) verilir ve tomografide ilacın sinir ağı etrafındaki dağılımı izlenir. Ardından geçici bir lokal anestezik verilerek hastanın ağrısının azalıp azalmadığı test edilir.
4.4. Blokaj Enjeksiyonu ve Tamamlama:Kalıcı Rahatlama.
Test başarılı olduktan sonra, blokajın kalıcı olması amacıyla sinir ağını duyarsızlaştıracak özel ilaç karışımları (genellikle kanser hastalarında kalıcı etki için saf alkol/dehidre etanol; kronik pankreatit gibi iyi huylu durumlarda ise lokal anestezik ve steroid kombinasyonları) enjekte edilir. İğneler çekilir ve sırt bölgesine küçük bir yara bandı yapıştırılır. Tüm süreç yaklaşık 30-40 dakikada tamamlanır.
İşlem Sonrası Hastayı Ne Bekler ve Avantajları Nelerdir?
Sıkça Sorulan Sorular
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
Klinikte özellikle pankreas kanseri tanısı almış hastalarımızın ve onların çaresizce çırpınan yakınlarının en büyük kabusunun ‘geçmeyen, uykuları haram eden o korkunç karın ağrısı’ olduğunu çok iyi biliyoruz. Kanserle savaşırken bir de bu denli ağır bir ağrıyla mücadele etmek hastanın hem fiziksel hem de psikolojik gücünü tüketir. Girişimsel Radyoloji olarak biz, tomografimizin o milimetrik navigasyon gücünü kullanarak hastanın sırtından o sinsi ağrıyı doğuran sinirlerin tam kalbine ulaşıyoruz. Oraya blokaj ilacını verdiğimiz an, aslında ağrının beyne giden elektrik şalterini indirmiş oluyoruz. İşlem bittiğinde, günlerdir ağrıdan iki büklüm yaşayan hastanın yatağında rahatça uzandığını, yüzünün güldüğünü ve ‘Hocam aylardır ilk defa ağrısız nefes aldım’ dediğini duymak, bizim için modern tıbbın en insani ve en gurur verici mucizelerinden biridir.