Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Girişimsel radyolojide sedasyon, işlemlerin hasta açısından ağrısız, kaygısız (anksiyolitik) ve hareketsiz bir şekilde tamamlanmasını sağlayan hayati bir unsurdur. Girişimsel radyolojide genellikle hastanın bilincinin hafifçe baskılandığı, komutlara yanıt verebildiği ve kendi solunumunu koruduğu “Bilinçli Sedasyon” veya bir derece daha derin olan “Derin Sedasyon” tercih edilir. Genel anesteziye (narkoz/entübasyon) ihtiyaç duyulmadan süreç yönetilir.

Kliniğimizde ve uluslararası kılavuzlarda (ASA/SIR) kabul görmüş, girişimsel radyolojik işlemlerde en sık kullanılan sedatif/analjezik ilaçların farmakolojik analizi, hasta seçimi ve takip kriterleri:

Girişimsel Radyolojide Sedasyon Protokolleri: İlaçlar, Mekanizmalar, Endikasyonlar ve Takip

1. Sık Kullanılan İlaçlar, Mekanizmaları ve Etki Süreleri

Girişimsel radyolojide sedasyon genellikle bir benzodiazepin (kaygı giderici) ve bir opioid (ağrı kesici) kombinasyonuyla ya da kısa etkili bir hipnotik ajanla sağlanır.

İlaç Grubu / AdıEtki MekanizmasıEtki BaşlangıcıEtki SüresiKlinik Avantajı
Midazolam (Dormicum)Merkez sinir sistemindeki GABA-A reseptörlerini aktive ederek klor kanallarını açar, hücre hiperpolarizasyonu yaratır. Güçlü anksiyolitik ve anterograd amnezi (işlemi hatırlamama) sağlar.1 – 3 dk (IV)45 – 60 dkHızlı etki, retrograd hafıza kaybı ile hasta konforu. Antidotu (Flumazenil) mevcuttur.
Fentanil (Fentanyl)Merkez sinir sistemindeki Mu opioid reseptörlerine bağlanarak ağrı sinyallerinin iletimini bloke eder. Sentetik, güçlü bir analjeziktir.1 – 2 dk (IV)30 – 60 dkHistamin salınımına yol açmadığı için hipotansiyon riski düşüktür. Antidotu (Naloksan) mevcuttur.
Propofol (Propofol %1)GABA-A reseptör kompleksi üzerinden klor akımını artırır ve NMDA reseptörlerini bloke eder. Sedatif-hipnotik bir ajandır. Ağrı kesici (analjezik) özelliği yoktur.30 – 45 sn (IV)5 – 10 dkÇok hızlı etki başlangıcı ve “ultra kısa” etki süresi. İşlem bittiğinde hasta anında derlenir (uyanır).
Ketamin (Ketalar)NMDA reseptör antagonistidir. Serebral korteks ile limbik sistem arasında bağlantıyı kopararak “Disosiyatif Anestezi” yaratır.1 – 2 dk (IV)15 – 30 dkSolunumu baskılamaz, tansiyonu düşürmez (aksine hafif artırır). Bronkodilatördür (hava yollarını genişletir).

2. Hasta Seçimi: Hangi Hastalarda Kullanılır / Kullanılmaz?

Hangi Hastalarda Güvenle Kullanılır? (Endikasyonlar)

  • Anjiyografi, embolizasyon, ablasyon gibi uzun süren ve milimetrik hareketsizlik gerektiren işlemlerde.
  • İşlem öncesi aşırı anksiyetesi (korku ve panik atağı) olan hastalarda.
  • Karaciğer biyopsisi, kist tedavisi veya port yerleştirilmesi gibi iğne batma anında veya kapsül gerilmesinde ağrı duyulabilecek durumlarda.
  • Pediatrik (çocuk) hastalarda (hareketsizliği sağlamak adına genellikle derin sedasyon/ketamin kombinasyonları tercih edilir).

Hangi Hastalarda Kesinlikle Kullanılmaz veya Çok Dikkat Edilir? (Kontrendikasyonlar)

  • Zor Hava Yolu Olan Hastalar (Mallampati Skoru 3-4): Kısa boyunlu, obez, çene yapısı geride olan hastalarda sedasyon esnasında dil geriye kaçabilir ve solunum yolu tıkanabilir. Bu hastalar anestezi eşliğinde işleme alınmalıdır.
  • Ağır COPD (KOAH) ve Solunum Yetmezliği: Benzodiazepin ve opioidler solunum merkezini baskıladığı için bu hastalarda hipoksi (oksijen düşüklüğü) ve hiperkapni riski çok yüksektir.
  • Ciddi Karaciğer ve Böbrek Yetmezliği: İlaçların metabolizması (yıkımı) ve vücuttan atılımı yavaşlayacağı için etki süreleri öngörülemez şekilde uzayabilir (Midazolam ve Fentanil birikir).
  • Akut Kafa İçi Basınç Artışı (KİBAS): Sedasyona bağlı hafif solunum baskılanması karbondioksit birikimine ve bu da beyin ödeminin artmasına yol açabilir.
  • Propofol İçin Özel Durum: Yumurta ve soya alerjisi olan hastalarda propofolün lipid emülsiyon yapısı nedeniyle kullanılmamalıdır.

3. İlaç Dozları Nasıl Olmalıdır? (Titrasyon İlkesi)

Girişimsel radyolojide sedasyon dozlamasında altın kural “Yavaş ver, etkiyi gör” (Titrasyon) prensibidir. Dozlar hastanın yaşına, kilosuna ve ek hastalıklarına göre kişiselleştirilir. Yaşlı hastalarda (>65 yaş) dozlar yarı yarıya düşürülür.

  • Midazolam (IV): Başlangıç dozu 0.5 – 2 mg yavaş (2 dakikada) enjekte edilir. İhtiyaca göre 2-3 dakika arayla 1’er mg eklenir. (Yetişkinlerde toplam doz genellikle 5 mg’ı geçmez).
  • Fentanil (IV): Başlangıç dozu 25 – 50 mikrogram yavaşça verilir. İşlemin ağrı düzeyine göre 5 dakikada bir 25 mikrogram titre edilebilir.
  • Propofol (IV): Sedasyon için bolus dozu 0.5 – 1 mg/kg yavaşça uygulanır. İşlem sırasında idame için infüzyon (25-75 \mu g/kg/dk) veya 10-20 mg’lık tekrarlayan düşük boluslar tercih edilir. (Derin sedasyon için anestezi doktoru takibi şarttır).

4. İlaç Kullanıldıktan Sonra ve Taburculukta Neye Dikkat Edilmelidir?

Sedatif ilaç alan bir hastanın takibi, işlem bittikten sonra da devam eder. İlaçların sistemik etkilerinin tamamen geçmesi zaman alır.

Klinik İçi Takip (Monitörizasyon)

  • Yaşamsal Bulgular: Hasta işlem boyunca ve işlem sonrası derlenme odasında Pulse Oksimetre (Oksijen saturasyonu), EKG (Ritim) ve Non-invaziv Tansiyon ile kesintisiz izlenmelidir. Oksijen saturasyonu %92’nin altına düşerse nazal kanül ile oksijen desteği başlanır.
  • Solunum Takibi: Sadece cihaza bakılmamalı, hastanın göğüs duvarı hareketleri ve solunum sayısı (takipne/bradifne) gözle izlenmelidir.

Taburculuk Kriterleri (Aldrete Skoru)

Hastanın eve gönderilebilmesi için şu şartları karşılaması gerekir:

  1. Bilinci tamamen açık, zaman ve mekan oryantasyonu tam olmalıdır.
  2. Desteksiz ayağa kalkabilmeli ve düz hat üzerinde yürüyebilmelidir.
  3. Bulantı, kusma veya aktif şiddetli ağrısı olmamalıdır.
  4. Vital bulguları (tansiyon, nabız) işlem öncesindeki bazal değerlerine dönmüş olmalıdır.

Evde Dikkat Edilmesi Gereken Altın Kurallar 

Sedasyon alan hasta taburcu edilirken kendisine ve refakatçisine şu yasal ve tıbbi uyarılar yazılı ve sözlü olarak iletilir:

  • Yalnız Başına Eve Dönüş Yasağı: Hasta kesinlikle tek başına eve gönderilmez, yanında mutlaka erişkin bir refakatçi bulunmalıdır.
  • Araç Kullanma Yasağı: İlaçlar refleksleri ve karar mekanizmasını geciktirdiği için işlemden sonraki ilk 24 saat kesinlikle araba veya motorlu araç kullanılmamalıdır.
  • Hukuki / Mali Kararlar: İlk 24 saat boyunca önemli kararlar alınmamalı, yasal sözleşmelere imza atılmamalıdır (Amnezik etki nedeniyle kararlar manipüle olabilir).
  • Alkol ve Ek İlaç Yasağı: Evde merkezi sinir sistemini baskılayabilecek alkol veya doktorun bilgisi dışındaki uyku hapları/sakinleştiriciler ilk gün kesinlikle alınmamalıdır.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı

Girişimsel radyolojik işlemlerin başarısı, hastanın işlem masasında ne kadar huzurlu ve hareketsiz olduğuyla doğrudan bağlantılıdır. Milimetrik bir embolizasyon veya kitle ablasyonu yaparken hastanın ani bir ağrı hissetmesi veya irkilmesi iğnenin rotasını değiştirebilir. Bu nedenle sedasyonu lüks değil, işlemin emniyet kemeri olarak görüyoruz. Kliniğimizde ‘titrasyon’ felsefesinden asla ödün vermeyiz; Midazolam ve Fentanili hastanın kilosuna göre milisaniyelere bölerek yavaşça zerk ederiz. Derin sedasyon gerektiren büyük işlemlerde ise mutlaka anestezi uzmanı meslektaşlarımızla multidisipliner çalışarak solunum emniyetini zirvede tutuyoruz. Hastalarımızı taburcu ederken ise refakatçi şartını tavizsiz uyguluyoruz; çünkü kliniğimizden yürüyerek çıksanız bile o sedatif ilacın molekülleri 24 saat boyunca beyninizde küçük oyunlar oynamaya devam eder.