Özellikle geceleri uykudan uyandıran el uyuşmaları, parmaklarda karıncalanma, güç kaybı ve bardağı bile tutmakta zorlanma gibi şikâyetlerin arkasında sıklıkla el bileğindeki dar tünellerden geçen sinirlerin sıkışması yer alır. Tıbbi dilde en sık karşılaştığımız tablolar Karpal Tünel Sendromu (median sinir sıkışması) ve Ulnar Tünel (Guyon Kanalı) Sendromudur.
Geleneksel olarak bu durum ilerlediğinde hastalara cerrahi olarak bileğin açılması ve tünelin kesilerek gevşetilmesi önerilir. Ancak Girişimsel Radyolojinin sunduğu yüksek teknolojik Ultrason Kılavuzluğunda Hidrodiseksiyon yöntemi, ameliyata, kesiye veya dikişe gerek kalmadan, sadece bir iğne deliğinden girerek sıkışan siniri saniyeler içinde özgürlüğüne kavuşturan en modern ve konforlu çözümdür.
1. Elbileğinde Sinir Sıkışması Neden Olur ve Belirtileri Nelerdir?
El bileğimiz, parmaklarımızı hareket ettiren tendonların ve elimizin duyusunu/hareketini sağlayan ana sinirlerin geçtiği dar kemik-bağ dokusu tünellerine sahiptir. Gün içinde elin sürekli tekrarlayıcı hareketleri (bilgisayar kullanımı, el işleri), hamilelik, tiroit hastalıkları veya diyabet gibi durumlar bu tünel içindeki basıncı artırır.
2. Ameliyatsız Hidrodiseksiyon Tedavisi Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Hidrodiseksiyon; kelime anlamıyla “sıvı ile dokuları birbirinden ayırma” işlemidir. Sıkışan ve etrafındaki sertleşmiş bağ dokusuna (retinakulum) yapışarak beslenmesi bozulan sinirin, ultrason altında sıvı basıncı kullanılarak çevre dokulardan nazikçe serbestleştirilmesi prensibine dayanır.
Kliniğimizde bu mikro-girişimsel prosedür şu adımlarla güvenle gerçekleştirilir:
3. Hidrodiseksiyonun Cerrahi Ameliyata Göre Avantajları Nelerdir?
4. Süreç, Riskler ve Uygulama Kriterleri
Aşağıdaki pratik detaylar, ameliyatsız elbileği sinir sıkışması tedavisiyle ilgili hastalarımızın en çok merak ettiği konuları içermektedir:
EMG ve ultrasonda hafif veya orta derece karpal/ulnar tünel sendromu saptanan, ilaç, bileklik veya fizik tedaviye yanıt vermeyen hastalara uygulanır. İleri derece kas erimesi başlamamış tüm hastalar için ilk ve en konforlu seçenektir.
İşlem sadece mikroskobik bir iğne deliğinden yapıldığı ve kas/kesi içermediği için çoğu zaman kan sulandırıcıların (Aspirin vb.) kesilmesine gerek kalmaz. Ancak çok güçlü yeni nesil antikoagülan kullanan hastaların, işlemi planlayan hekim kontrolünde kısa süreli planlama yapması gerekebilir.
Yüksek çözünürlüklü ultrason altında sinirin rotası ve iğne ucu milim milim izlendiği için sinir hasarı riski yok denecek kadar azdır (<%0.1). Cerrahiye oranla enfeksiyon veya doku yapışıklığı riski neredeyse sıfırdır.
Günübirlik, hastane yatışı gerektirmeyen bir uygulamadır. Tüm işlem ortalama 15-20 dakika sürer. İşlem bittikten sonra bileğe basit bir bant yapıştırılır. Hasta klinikten kendi imkânlarıyla, elini kullanarak ayrılabilir. İlk birkaç gün ağır kaldırmaktan ve bileği aşırı zorlamaktan kaçınması yeterlidir.
Doğru hasta seçimi yapıldığında tek seans hidrodiseksiyon ile hastaların %85’inde uyuşma ve ağrılar tamamen geçer veya kalıcı olarak minimuma iner. Kronikleşmiş, sinirin çok uzun süre baskı altında kaldığı nadir vakalarda, dokunun iyileşmesini desteklemek amacıyla birkaç hafta arayla işlemin tekrarlanması gerekebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İşlemden ne kadar sonra eldeki uyuşma ve ağrılar geçer?
Birçok hasta, sıvı enjeksiyonuyla sinir üzerindeki mekanik baskı kalktığı için daha işlem masasında veya ilk 24 saat içinde o can sıkıcı gece ağrılarının ve sızılarının belirgin derecede azaldığını ifade eder. Sinirin tam olarak kendini tamir etmesi ve karıncalanmaların tamamen geçmesi ise birkaç haftayı bulabilir.
Karpal tünel ameliyatı oldum ama şikayetlerim geçmedi, hidrodiseksiyon bana uygulanabilir mi?
Evet. Cerrahi ameliyatlardan sonra maalesef en sık karşılaştığımız durumlardan biri, yara iyileşmesi sırasında içeride oluşan “yapışıklık (nedbe) dokularının” siniri yeniden sıkıştırmasıdır. Ultrason altında bu yapışıklıkları sıvı gücüyle ayırmak (hidrodiseksiyon), ameliyat başarısızlığı yaşamış hastalar için en etkili ve ameliyatsız kurtarıcı yöntemdir.
Girişimsel Radyoloji Klinik Yaklaşımı
Klinikte bize başvuran el uyuşması hastalarının en büyük korkusu, ellerini haftalarca kullanamayacakları bir cerrahi ameliyat sürecine girmektir. Bir ev hanımı için yemek yapamamak, bir yazılımcı veya zanaatkar için iş üretememek çok büyük bir kaygıdır. Girişimsel Radyolojinin getirdiği mikrogirişimsel felsefe tam olarak burada devreye giriyor. Canlı ultrason ekranında, hastanın o sızlayan median sinirini etrafındaki dokulardan milim milim ayırıp özgür bıraktığımız o 15 dakikalık sürenin sonunda, hastanın parmaklarını rahatça oynatarak kliniğimizden yürüyerek çıkması, modern tıbbın hastaya sunduğu en büyük lükstür. Ellerinizi ve işinizi haftalarca askıya almak zorunda değilsiniz; teknoloji sayesinde artık çözümler çok daha koruyucu ve nokta atışı.