Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Sertleşme (Ereksiyon) Sorununda Ameliyatsız Çözümler: Girişimsel Radyolojik Tedaviler

Ereksiyon bozukluğu (erektil disfonksiyon), erkeklerde sadece psikolojik nedenlerle değil, çok büyük oranda penisi besleyen damarların işlevini yitirmesiyle ortaya çıkan fiziksel bir sağlık sorunudur. Geçmişte ağızdan alınan ilaçlardan fayda görmeyen hastalara tek seçenek olarak “mutluluk çubuğu” olarak bilinen penis protezi ameliyatları sunulurdu.

Günümüzde Girişimsel Radyoloji sayesinde, Penil Renkli Doppler Ultrasonografi ile sertleşme sorununun arkasındaki damarsal harita net olarak çıkarılmakta ve hiçbir cerrahi ameliyat gerekmeden, doğrudan sorunlu damara müdahale eden mikrogirişimsel tedaviler uygulanabilmektedir.

1. Ereksiyon Bozukluğunda Girişimsel Radyolojik Tedaviler Nelerdir?

Sertleşme sorununun damarsal kaynağına göre Girişimsel Radyolojide iki temel tedavi yaklaşımı uygulanır:

A) Venöz Kaçak Tedavisi: Pelvik ve Penil Venöz Embolizasyon

Sertleşme sorununun en sinsi nedenlerinden biri venöz kaçak (topladamar yetmezliği) tablosudur. Normal bir ereksiyonda atardamarlar penise kan doldurur ve topladamarlar kapanarak bu kanın penis içinde kalmasını sağlar. Ancak topladamar kapakçıkları bozulduğunda kan penis içinde hapsedilemez, hızla vücuda geri kaçar ve sertlik başlasa bile saniyeler içinde kaybolur.

  • Tedavi Mantığı: Anjiyografi laboratuvarında, anestezi (narkoz) ve neşter kesisi olmadan, sadece el bileğinden veya kasıktan bir iğne deliği ile girilir. Anjiyo altında penis çevresinde kanı erkenden kaçıran hatalı, genişlemiş topladamarlar (venöz pleksus) tek tek tespit edilir.
  • Uygulama: Bu kaçak yapan damarların içine saç teli inceliğinde mikro-kateterlerle girilerek, tıbbi açıdan tamamen güvenli mikro sarmallar (coiller) veya özel doku yapıştırıcı sıvı ajanlar yerleştirilir. Damar içeriden kapatıldığında (embolizasyon), kanın erkenden geri kaçışı engellenir. Kan penis dokusunda (korpus kavernozum) hapsedilir ve hasta yeniden doğal, kalıcı ve güçlü bir sertleşme yeteneği kazanır.

B) Atardamar Daralması Tedavisi: Penil Arteriyel Anjiyoplasti (Balon ve Stent)

Özellikle ileri yaş, yoğun sigara kullanımı, şeker hastalığı (diyabet), yüksek tansiyon veya kalp-damar hastalığı olan erkeklerde penise kan getiren ana atardamarlarda (pudendal arterler) kireçlenme ve daralma gelişebilir. Penise yeterli kan gidemediği için sertleşme hiç başlamaz veya çok zayıf kalır.

  • Tedavi Mantığı: Tıpkı kalp krizini önlemek için koroner damarlara yapılan anjiyo işlemi gibi, Girişimsel Radyolog penisi besleyen atardamarlara damar içinden ulaşır.
  • Uygulama: Daralmış veya tıkanmış olan bu milimetrik atardamarların içinden çok ince “mikro-balonlar” yardımıyla geçilir. Balon damar içinde şişirilerek daralan bölge genişletilir, ihtiyaç halinde bu bölgeye özel mikro-stentler yerleştirilir. Penise giden kan akışı anında normale döner ve sertleşme sorunu kökten çözülür.

2. İşlem Süreçleri ve Hasta Konforu

Girişimsel radyolojik tedaviler, cerrahi operasyonlara kıyasla hastaya maksimum konfor ve güvenlik sunar:

  • Narkozsuz ve Acısız: İşlemler genel anestezi (narkoz) gerektirmez. Sadece iğnenin girileceği bölge (el bileği veya kasık) lokal anestezi ile uyuşturulur. Hasta işlem boyunca tamamen uyanıktır ve hiçbir ağrı hissetmez.
  • Kesisiz ve Dikişsiz: Karında veya genital bölgede neşter izi, dikiş veya ameliyat yarası olmaz. Sadece bir iğne deliğinden tüm süreç tamamlanır.
  • Aynı Gün Taburculuk: Anjiyo süitinde ortalama 45-60 dakika süren işlemin ardından hasta yatağında birkaç saat dinlendirilir. Hastanede yatış gerekmez, hasta aynı gün yürüyerek evine döner. Ertesi gün normal iş ve sosyal hayatına devam edebilir.

3. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Girişimsel radyolojik tedavilerin başarı oranı nedir?

Doğru tanı konulmuş, yani Penil Doppler ultrasonografisinde net olarak “venöz kaçak” veya “atardamar tıkanıklığı” saptanmış hastalarda, embolizasyon veya anjiyoplasti tedavilerinin klinik başarı oranı %80-85 civarındadır. İlaç tedavilerinden hiç fayda görmeyen birçok hasta bu yöntemle ameliyatsız sağlığına kavuşmaktadır.

Bu işlemler penise veya cinsel organa zarar verir mi?

Hayır, kesinlikle zarar vermez. İşlemler penis cildine veya penis dokusuna dışarıdan yapılan kesilerle uygulanmaz. Tamamen damar içinden (endovasküler), anjiyo kılavuzluğunda milimetrik düzeyde gerçekleştirilir. Sağlıklı dokulara hiç dokunulmadığı için peniste his kaybı, şekil bozukluğu veya doku hasarı riski bulunmaz.

İşlemden ne kadar sonra cinsel ilişkiye girilebilir?

Damar içi girişimlerin (embolizasyon veya balon) ardından damar duvarının tam olarak iyileşmesi ve yerleştirilen tıbbi ajanların dokuyla bütünleşmesi için hastalarımıza işlemden sonra 2 hafta (14 gün) boyunca cinsel ilişkiden veya ağır egzersizlerden kaçınmalarını öneriyoruz. 2 haftanın sonunda normal cinsel yaşama dönülebilir.

Bu tedaviler kalıcı mıdır, hastalık tekrarlar mı?

Girişimsel radyolojik damar tedavileri kalıcı çözümler sunar. Kapatılan kaçak topladamarlar veya açılan atardamarlar sayesinde mekanik sorun ortadan kalkar. Ancak hastanın kontrolsüz şeker hastalığının devam etmesi, yoğun sigara kullanımını sürdürmesi veya kronik damar sertliği (ateroskleroz) durumlarında yıllar içinde yeni damar yollarında daralmalar oluşabilir. Bu nedenle işlem sonrası sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinilmesi kalıcılığı pekiştirir.

İlaç tedavisini veya şok dalga (ESWT) tedavisini bırakacak mıyım?

Birçok hastamız bu tedavilerin ardından hiçbir ilaca veya ek yönteme ihtiyaç duymadan doğal sertleşme döngüsüne kavuşmaktadır. Ancak ileri derece damar hasarı olan bazı hastalarda, girişimsel tedavi sonrası damar yatağı açıldığı için, daha önce hiçbir işe yaramayan ağızdan alınan ilaçlar veya ESWT (şok dalga) tedavileri aniden çok güçlü ve yüksek etki göstermeye başlar. Yani tedavi, diğer yöntemlerin de önünü açan bir “kurtarma” operasyonudur.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı

Klinikte sertleşme sorunu nedeniyle başvuran erkek hastalarımızın en büyük yorgunluğu, avuç dolusu ilaç kullanmalarına, seanslarca şok dalgası (ESWT) veya p-shot yaptırmalarına rağmen bir türlü kalıcı sonuç alamamış olmalarıdır. Bu durum hastada ciddi bir özgüven kaybı ve çaresizlik hissi yaratıyor. Biz Girişimsel Radyoloji olarak hastaya şunu anlatıyoruz: Eğer bir havuzun tabanında çatlak varsa (venöz kaçak) veya havuza su getiren borular tıkalıysa (arter daralması), siz havuza ne kadar ilaç atarsanız atın o havuzu dolduramazsınız. Önce boruyu açmak veya çatlaktaki kaçağı tıkamak gerekir. Anjiyo masasında, lokal anesteziyle, el bileğinden girip o kaçak yapan damarların şalterini akıllı sarmallarla indirdiğimizde veya tıkalı yolu balonla açtığımızda mekanik sorunu kökten çözüyoruz. Ne ameliyat ne de organ bütünlüğüne bir müdahale… Hastalarımızın işlemden haftalar sonra kontrole geldiklerindeki o özgüvenli, hayata yeniden bağlanmış ve mutlu ifadeleri, mikrogirişimsel damar içi tedavilerin modern tıbba kazandırdığı en büyük konfordur.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00