Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Diyaliz Kateterleri: Geçici ve Kalıcı Kateter Uygulamaları

Böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz tedavisine girmesi gereken hastalarda, diyaliz cihazı ile vücut arasında yüksek hacimli ve kesintisiz bir kan akışının sağlanması hayati önem taşır. Bu kan akışını sağlamak için ideal yöntem bir cerrahi operasyonla oluşturulan “arteriyovenöz fistül (AVF)” olsa da; fistülü henüz olgunlaşmamış, acil diyaliz ihtiyacı gelişen veya damar yapısı fistül yapımına uygun olmayan hastalarda Diyaliz Kateterleri en güvenilir ve hızlı çözümü sunar.

Girişimsel Radyoloji ünitelerinde, ameliyathane şartlarına ve genel anesteziye gerek kalmadan, ultrason ve skopi kılavuzluğunda yerleştirilen diyaliz kateterleri; Geçici (Tünelsiz) ve Kalıcı (Tünelli/Keçeli) olmak üzere ikiye ayrılır.

1. Geçici (Tünelsiz) Diyaliz Kateteri Nedir?

Geçici diyaliz kateterleri, genellikle acil gelişen böbrek yetmezliği durumlarında veya kalıcı bir damar yolu (fistül ya da kalıcı kateter) oluşturulana kadar geçecek olan birkaç haftalık (maksimum 3-4 hafta) süreçte kullanılan tıbbi borucuklardır.

  • Uygulama Alanı: Sıklıkla boyundaki ana toplardamar (internal juguler ven) veya nadiren kasık toplardamarı (femoral ven) tercih edilir.
  • Yapısı: Cilt yüzeyinden doğrudan damarın içine dik bir hatla girer. Cilt altında bir tüneli veya enfeksiyonu engelleyen keçesi (cuff) bulunmadığı için uzun süreli kullanımlarda enfeksiyon riski yüksektir. Bu nedenle kısa süreli tedaviler için tasarlanmıştır.

2. Kalıcı (Tünelli / Keçeli) Diyaliz Kateteri Nedir?

Kalıcı diyaliz kateterleri, aylarca hatta yıllarca güvenle kullanılabilen, hastanın yaşam kalitesini ve konforunu korumak üzere tasarlanmış ileri teknoloji ürünü kateterlerdir. Fistül şansı kalmamış kronik böbrek yetmezliği hastalarında ana damar erişim yolu olarak kullanılırlar.

  • Tünel ve Keçe (Cuff) Teknolojisi: Bu kateterlerin en büyük özelliği, cilde girildikten sonra doğrudan damara girmemeleridir. Cilt altında yaklaşık 5-10 cm ilerleyen bir “tünel” oluşturulur ve kateter bu tünelin içinden geçerek damara ulaşır. Kateterin üzerinde, cilt altındaki tünelde kalan “Dacron keçe (cuff)” adı verilen özel bir parça bulunur. Vücut dokuları zamanla bu keçeye tutunarak büyür.
  • İki Büyük Avantajı:
    1. Keçe, dış ortamdaki mikropların damar içine sızmasını engelleyen mekanik bir bariyer (duvar) oluşturur ve enfeksiyon riskini neredeyse geçici kateterler seviyesine indirir.
    2. Kateterin yerinden çıkmasını ve kaymasını engelleyerek kalıcı bir sabitleme sağlar.

İşlem Nasıl Uygulanır? (Adım Adım Süreç)

Diyaliz kateteri takılması işlemi, Girişimsel Radyoloji anjiyografi ünitesinde, hastanın ağrı duymayacağı şekilde tamamen lokal anestezi altında ve ortalama 20-30 dakika içinde gerçekleştirilir.

1.1. Lokal Anestezi ve Ultrasonografi Altında Giriş:Sıfır Ağrı Hedefi.

İşlem yapılacak bölge (tercihen sağ boyun bölgesi) sterilize edilir ve lokal anestezi ile tamamen uyuşturulur. Girişimsel radyolog, körleme bir iğne vuruşu yerine ultrason eşliğinde damarı canlı görerek iğne ile damara girer. Bu sayede çevre dokuların veya atardamarın zedelenme riski önlenir.

2.2. Cilt Altı Tünelinin Açılması (Sadece Kalıcı Kateterlerde):Kalıcılık İçin.

Kateterin göğüs duvarından çıkmasını sağlamak için cilt altında ince bir kılavuz tünel açılır. Kateter bu tünelin içinden geçirilir ve üzerindeki keçe cilt altında konumlandırılır. Geçici kateterlerde bu adım atlanarak doğrudan damara girilir.

3.3. Kateterin Damara Yerleştirilmesi ve Skopi Kontrolü:Doğru Konumlandırma.

Kateter, kılavuz teller yardımıyla boyun damarından içeri ilerletilir. Kateterin ucunun kalbin girişindeki (sağ atriyum) en yüksek kan debisine sahip en doğru noktada olduğu canlı anjiyo (skopi) ekranında teyit edilir. Ucun doğru yerde olması, diyaliz sırasında kateterin tıkanmasını engeller.

4.4. Sabitleme ve Heparin Kilidi:Diyalize Hazırlık.

Kateter cilde dikişlerle güvenle sabitlenir. Kateter lümenlerinin (kanalların) içinde pıhtı oluşmasını engellemek amacıyla içlerine özel oranlarda heparin veya pıhtı önleyici solüsyonlar doldurulur (heparin kilidi). Steril pansuman yapılarak işlem bitirilir. Kateter hemen o gün diyaliz için kullanılabilir.

Cerrahi Ameliyata Göre Girişimsel Radyolojinin Avantajları

Geçmişte bu kateterler ameliyathane şartlarında veya körleme yöntemlerle takılırken, günümüzde Girişimsel Radyoloji tarafından takılmasının hasta sağlığına büyük katkıları vardır:

  • Atardamar Yaralanması ve Kanama Riski Minimumdur: Giriş yeri tamamen ultrasonla izlendiği için boyundaki şah damarının (karotis arteri) kazara delinmesi gibi ağır kanama riskleri ortadan kalkar.
  • Akciğer Sönmesi (Pnömotoraks) Engellenir: Körleme yapılan işlemlerde iğnenin akciğer zarına zarar vermesi sonucu akciğer sönmesi gelişebilir. Canlı görüntüleme kılavuzluğunda bu risk yok denecek kadar azdır.
  • Yüksek Diyaliz Performansı: Kateterin ucu skopi (röntgen) altında milimetrik olarak kalbin girişine yerleştirildiği için, diyaliz sırasında cihazın ihtiyaç duyduğu yüksek kan akımı kesintisiz sağlanır; kateterin ters çalışması veya yetersiz çekmesi gibi sorunlar önlenir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Diyaliz kateteri takılırken canım yanar mı?

Hayır. İşlem öncesinde cildiniz ve damar çevreniz çok güçlü lokal anestezik ilaçlarla tamamen uyuşturulur. İşlem sırasında sadece hafif bir dokunma ve baskı hissi duyabilirsiniz, keskin bir ağrı veya acı hissetmezsiniz.

Kalıcı kateterle banyo yapabilir miyim, duş alınır mı?

Kateter doğrudan büyük damara açıldığı için pansumanın ıslanması çok tehlikelidir. Geçici kateterlerle banyo yapmak kesinlikle yasaktır. Kalıcı (tünelli) kateterlerde ise cilt altı tüneli tamamen iyileşene kadar (ilk 3-4 hafta) su değdirilmemelidir. Daha sonra, eczanelerden temin edilebilen özel su geçirmez bariyerli kateter torbaları veya streç filmlerle bölge tamamen sudan izole edilerek, baş aşağıda kalacak şekilde (duş başlığını göğse tutmadan) dikkatlice duş alınabilir. Banyo sonrası pansuman nemlendiyse derhal yenilenmelidir.

Kateterde tıkanma olursa ne yapılır?

Diyaliz kateterleri, içlerinde kan pıhtılaşması veya kateter ucunda kılıf (fibrin kılıfı) oluşması nedeniyle zamanla tıkanabilir. Böyle bir durumda kateteri hemen sökmek yerine, Girişimsel Radyoloji ünitesinde kateter içine pıhtı eritici özel ilaçlar enjekte edilerek (trombolitik tedavi) veya anjiyo altında kateter ucu temizlenerek (fibrin sıyırma) kateter yeniden çalışır hale getirilebilir.

Kateter ne zaman çıkarılır?

Eğer hastanın kolunda açılan arteriyovenöz fistül (AVF) olgunlaşmış ve diyalize girmeye hazır hale gelmişse veya hastaya başarılı bir böbrek nakli (transplantasyon) yapılmışsa, diyaliz kateterine ihtiyaç kalmaz. Kalıcı kateterler cilt altına sıkıca tutunduğu için, yine kliniğimizde lokal anestezi altında keçesi serbestleştirilerek birkaç dakika içinde ağrısız bir şekilde çıkarılır.

Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı

Böbrek yetmezliği ile mücadele eden hastalarımızın üzerinde hem hastalığın getirdiği fiziksel bir yük hem de diyalize bağımlı olmanın yarattığı psikolojik bir yorgunluk vardır. Bir de buna acil damar yolu bulma stresi eklendiğinde süreç hasta için çok daha zorlaşır. Girişimsel Radyoloji olarak bizim görevimiz, hastamızın diyaliz serüvenindeki en önemli köprü olan damar erişim yolunu ona hiçbir yeni travma yaşatmadan, en konforlu şekilde sağlamaktır. Kliniğimizde diyaliz kateterlerini takarken ‘görerek güvenle ilerleme’ prensibinden asla ödün vermiyoruz. Ultrason ve anjiyo kılavuzluğunda, hedef damarı net görerek yerleştirdiğimiz kalıcı kateterler, hastalarımıza aylarca sorunsuz, tıkanmadan ve enfeksiyon kapmadan konforlu bir diyaliz imkanı sunuyor. Hastamızın canını yakmadan, hastanede yatışına gerek bırakmadan, yarım saatte bu hayati sorunu çözebilmek modern mikrogirişimsel tıbbın hastalarımıza sunduğu en büyük lütuflardan biridir.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Süleyman Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00