Çikolata Kisti (Endometrioma) Nedir ve Yarattığı Sorunlar Nelerdir?
Çikolata kistleri (endometrioma); rahim içini döşeyen hücrelerin (endometrium), rahim dışına çıkarak yumurtalıklarda yerleşmesi ve her adet döneminde burada kanayarak kistik yapılar oluşturması durumudur. Kistin içindeki eski kan zamanla kahverengi, koyu ve kıvamlı bir sıvıya dönüştüğü için halk arasında “çikolata kisti” olarak adlandırılır.
Çikolata kistleri kadınlarda hayatı zorlaştıran şu belirtilere yol açar:
Geçmişte bu kistlerin tedavisinde tek seçenek ameliyatla (genellikle laparoskopi) kistin soyulması veya çıkarılmasıydı. Ancak cerrahi operasyonlar, ne kadar kapalı ve hassas yapılırsa yapılsın, kist duvarıyla birlikte sağlıklı yumurtalık dokusunun da kaybına (yumurtalık rezervinin azalmasına) yol açabilmektedir. Günümüzde Girişimsel Radyoloji, yumurtalık dokusuna hiç zarar vermeden kisti içeriden kurutan Perkütan Drenaj ve Skleroterapi yöntemiyle ameliyatsız ve koruyucu bir alternatif sunmaktadır.
Perkütan Drenaj ve Skleroterapi Nedir?
Perkütan Drenaj ve Skleroterapi; ameliyathane veya anjiyografi süitinde, gelişmiş görüntüleme (ultrason veya tomografi) kılavuzluğunda, sadece milimetrik bir iğneyle kistin içine girilerek uygulanan ameliyatsız bir tedavi yöntemidir.
Tedavi Mantığı İki Aşamadan Oluşur:
İşlem Nasıl Uygulanır? (Adım Adım Süreç)
İşlem genel anestezi (narkoz) gerektirmeyen, lokal anestezi ve sedasyon (hafif rahatlatıcı ilaçlar) altında, yaklaşık 30-45 dakika süren son derece konforlu bir girişimdir.
1.1. Lokal Anestezi ve Sedasyon:Sıfır Ağrı Hedefi.
Hasta işlem masasına alınır. Konforu sağlamak ve heyecanı önlemek adına damardan hafif bir sakinleştirici (sedasyon) uygulanır. İğnenin girileceği cilt bölgesi lokal anestezi ile tamamen uyuşturulur.
2.2. Ultrason Eşliğinde Kiste Giriş:Milimetrik Hedefleme.
Yüksek çözünürlüklü ultrason kılavuzluğunda, çevre dokulara ve sağlıklı yumurtalık yatağına hiç dokunulmadan, karın cildinden (perkütan) veya transvajinal yolla çok ince bir biyopsi iğnesiyle doğrudan çikolata kistinin merkezine girilir.
3.3. Yoğun Sıvının Boşaltılması (Drenaj):Kistin Söndürülmesi.
Kistin içindeki koyu kıvamlı çikolata sıvısı özel yöntemlerle aspire edilir (dışarı çekilir). Kist boşluğu tamamen temizlenene kadar serum fizyolojikle yıkanır. Kistin tamamen sönmesi ultrasonda anlık olarak izlenir.
4.4. Sklerozan Ajan Uygulaması (Kimyasal Ablasyon):Duvarın Kurutulması.
Boşalan ve sönen kist boşluğunun içine, duvar hücrelerini yok edecek steril tıbbi alkol enjekte edilir. Alkol, kist duvarının her noktasına temas etmesi için yaklaşık 10-15 dakika içeride bekletilir. Süre sonunda alkolün tamamı iğne vasıtasıyla geri çekilerek vücuttan uzaklaştırılır. İğne çıkarılır, kesi veya dikiş yapılmadan işlem bitirilir.
Cerrahi Ameliyatlara Göre Avantajları Nelerdir?
Perkütan skleroterapi, özellikle üreme çağındaki ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda cerrahiye kıyasla devrim niteliğinde avantajlar sunar:
İşlem Sonrası Süreç ve Beklentiler
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
Klinikte çikolata kisti nedeniyle bize başvuran genç kadın hastalarımızın en büyük ikilemi, ‘Ağrılarımdan kurtulmak istiyorum ama ameliyat olursam yumurtalıklarım zarar görür mü, ileride anne olabilir miyim?’ korkusudur. Bu çok haklı ve biyolojik olarak çok rasyonel bir endişedir. Çünkü cerrahi ne kadar hassas yapılırsa yapılsın, o sinsi kist duvarını soyarken sağlıklı yumurta rezervinden de bir miktar kayıp yaşanabiliyor. Girişimsel Radyolojinin sunduğu Perkütan Drenaj ve Skleroterapi, tam olarak bu noktada modern tıbbın en koruyucu yüzüdür. Biz yumurtalığın o kıymetli dokusuna hiç dokunmadan, dışarıdan milimetrik bir iğneyle doğrudan kistin içine sızıyoruz. İçerideki o yapışkan sıvıyı boşaltıp, duvarı özel bir ajanla kurutup çıkıyoruz. Ne bir kesi, ne bir dikiş, ne de yumurta kaybı… Tedavi sonrasında hastamızın hem o çekilmez ağrılardan kurtulduğunu hem de yumurtalık rezervini (AMH) eksiksiz koruyarak geleceğe güvenle baktığını görmek, fokal ve mikro-girişimsel tedavilerin hastaya sağladığı en büyük konfordur.