Karaciğer tümörlerinin tedavisinde, tümörün karaciğerin tamamına yayılması (diffüz yayılım) durumunda cerrahi olarak kitleleri çıkarmak veya standart bölgesel anjiyo tedavileri (TACE veya Y90 Radyoembolizasyon) uygulamak bazen yetersiz kalabilir. Sistemik kemoterapiler ise karaciğerdeki bu yoğun tümör yükünü yok edebilecek dozlara çıkamaz; çünkü o dozlar tüm vücuda dağıldığında hastanın hayatını tehdit eden ölümcül yan etkilere yol açar.
İşte bu noktada Girişimsel Radyoloji, “Kemosatürasyon” (Percutaneous Hepatic Perfusion – PHP) teknolojisi ile tıp dünyasında çığır açan bir çözüm sunmaktadır. Bu yöntem basitçe; karaciğerin dolaşımını vücuttan tamamen ayırarak, karaciğere normalde vücudun asla kaldıramayacağı kadar yüksek (ultra-doz) kemoterapi uygulanması ve bu ilacın vücuda yayılmadan özel filtrelerle temizlenmesi işlemidir.
1. Kemosatürasyon Tedavisinin Mantığı Nedir?
Kemosatürasyon, karaciğeri vücut içinde geçici olarak “izole bir organ” haline getirme sanatıdır. İşlemin temel çalışma prensibi şu akıllı adımlarla ilerler:
2. Kemosatürasyon Hangi Hastalarda Uygulanır?
Kemosatürasyon, karaciğere sınırlı ancak karaciğer içinde çok yaygın olan, diğer tedavilere yanıt vermeyen spesifik tümör tiplerinde çok güçlü bir seçenektir:
3. Tedavi Süreci ve Klinik Uygulama
Kemosatürasyon, Girişimsel Radyoloji liderliğinde, Anestezi ve Yoğun Bakım uzmanlarının da dahil olduğu multidisipliner bir ekip tarafından, tam teşekküllü anjiyografi süitinde gerçekleştirilir.
1.1. Genel Anestezi ve Damar Erişimi:Maksimum Güvenlik ve Kontrol.
İşlemin kompleks yapısı ve kanın dış filtre cihazına yönlendirilmesi sırasında hastanın vital bulgularının tam kontrolü için işlem genel anestezi (hasta uyutularak) altında yapılır. Kasıktan ve boyundan büyük hacimli kan akışını yönetecek özel kateterlerle damar yolları açılır.
2.2. Çift Balonlu Kateterin Şişirilmesi:Tam İzolasyon.
Anjiyo altında, karaciğer topladamar çıkışına yerleştirilen özel kateterin alt ve üst balonları şişirilir. Karaciğerin vücutla olan kan bağı mekanik olarak kesilir. Eş zamanlı olarak karaciğer atardamarına mikro-kateterle girilir.
3.3. Ultra-Doz İlaç Verme ve Bypass Süreci:Filtre Sistemi.
Atardamardan ultra-doz kemoterapi karaciğere verilmeye başlanır. Karaciğerden çıkan ilaçlı kan, kapalı balon sisteminin içindeki deliklerden dışarıdaki filtre cihazına çekilir, filtrelenir ve boyun damarından kalbe geri pompalanır. Bu kapalı devre bypass sistemi yaklaşık 30-60 dakika boyunca kesintisiz çalışır.
4.4. Yıkama, Balonların İndirilmesi ve Yoğun Bakım:Sistemden Çıkış.
İlaç verme işlemi bittikten sonra karaciğer içi kalan ilaçlar temiz sıvılarla yıkanır. Balonlar indirilir, tüm kateterler çıkarılır ve damar giriş yerleri kapatılır. Hasta, işlemin ardından yakın takip amacıyla 1 gece yoğun bakım ünitesinde misafir edilir.
4. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Bu işlem karaciğere zarar verir mi?
Karaciğer, yenilenme (rejenerasyon) kapasitesi en yüksek organdır. Kemosatürasyon sırasında kullanılan ilaç tümör hücrelerini hedeflerken, sağlıklı karaciğer dokusunda geçici bir hasar (enzim yükselmesi) yapabilir. Ancak karaciğer hücreleri bu yoğun banyonun ardından birkaç hafta içinde kendini hızla toparlar. İşlem öncesi hastanın mevcut karaciğer fonksiyon rezervi Girişimsel Radyolog tarafından detaylıca analiz edilerek işleme karar verilir.
Kemosatürasyon kaç kez uygulanabilir?
Kemosatürasyon tek seferlik bir işlem değildir. Hastanın tümör yüküne ve tedaviye verdiği yanıta bağlı olarak, genellikle 4 ila 8 hafta arayla 2 ila 4 seans şeklinde planlanabilir. Her seans sonrası yapılan PET-BT veya dinamik Karaciğer MR görüntülemeleri ile tümörlerin küçülme oranları takip edilir.
Klasik kemoterapiden farkı ve yan etkileri nelerdir?
En büyük farkı, ilacın vücuda sızmamasıdır. Filtreleme sistemi sayesinde ilaç genel dolaşıma karışmadığı için hastanın saçları dökülmez, şiddetli bulantı/kusma yaşanmaz ve bağışıklık sistemi çökmez. İşlemden sonra filtreden gözden kaçabilen milimetrik ilaç sızıntılarına bağlı olarak kan değerlerinde (trombosit ve beyaz kan hücrelerinde) geçici bir düşüş olabilir; bu durum da klinik olarak ilaçlar veya kan takviyeleriyle birkaç günde kolayca düzeltilir.
Kemosatürasyon tedavisinin başarı oranı nedir?
Özellikle tedavisi çok zor olan “Göz Melanomu Karaciğer Metastazlarında” kemosatürasyon, tümör kontrol oranını %70-80’lere ulaştıran ve hastanın yaşam süresini katlayan, tıp literatüründeki en başarılı yöntemdir. Yaygın tümörlerin büyük oranda küçülmesini veya tamamen yok olmasını sağlayarak hastaya yeni ve kaliteli bir yaşam süresi sunar.
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
Onkoloji polikliniklerinde karaciğerin tamamı tümörle kaplanmış hastalarımıza genellikle ‘Sistemik kemoterapiyi deneyelim ama karaciğeriniz çok yaygın, cerrahi şansınız yok, yapacaklarımız sınırlı’ dendiğini duyarız. Bu, hasta ve ailesi için çok ağır bir cümledir. Girişimsel Radyolojinin ulaştığı en üst teknolojik sınırlardan biri olan Kemosatürasyon ile biz bu çaresizlik algısını kırıyoruz. Karaciğeri adeta vücudun dışına çıkarıp, lavaboda yıkar gibi yüksek doz ilaçla yıkayıp, kanı süzüp vücuda geri vermek, biyomedikal mühendislik ile mikrogirişimsel tıbbın mucizevi bir evliliğidir. Hastamızın genel dolaşımını koruyarak, onu kemoterapinin o yıpratıcı zehir etkilerine maruz bırakmadan sadece tümörün üzerine bir balyoz gibi iniyoruz. Karaciğerin tamamına yayılmış kitlelerin bu izolasyon sayesinde eriyip gittiğini görmek, modern tıbbın sınırlarını zorlamanın ve hastalarımıza yeni bir hayat sunabilmenin en gurur verici yoludur.