Skip to main content

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Randevu Al

Ameliyatsız Bariatrik Tedaviler Sol Gastrik Arter Embolizasyonu (Bariatrik Embolizasyon)

Günümüzde obezite ve fazla kilo yönetimi, sadece estetik bir kaygı olmanın ötesinde; tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve kardiyovasküler hastalıklar gibi hayati riskleri beraberinde getiren kronik bir sağlık sorunudur. Kilo kontrolünde diyet ve egzersiz programlarından yeterli sonuç alamayan, ancak mide küçültme (tüp mide/bypass) gibi geri dönüşsüz, büyük cerrahi ameliyatların risklerini de almak istemeyen hastalar için modern tıp yepyeni bir kapı açmıştır.

Girişimsel Radyolojinin sunduğu Bariatrik Embolizasyon (Sol Gastrik Arter Embolizasyonu), hastanın anatomisini değiştirmeden, mideyi kesip dikmeden, sadece anjiyo yöntemiyle açlık hormonunu kaynağında baskılayan ve kalıcı kilo kaybı sağlayan en yenilikçi, ameliyatsız bariatrik tedavi yöntemidir.

1. Ameliyatsız Bariatrik Embolizasyon Nedir ve Nasıl Kilo Verdirir?

Geleneksel obezite cerrahileri mide hacmini fiziksel olarak küçültmeye odaklanırken; Girişimsel Radyolojinin bariatrik yaklaşımı hormonal mekanizmaları biyolojik olarak kontrol altına almayı hedefler.

  • Açlık Hormonu (Ghrelin) ve Mide Fundusu: Vücudumuza “acıktın, yemek ye” sinyalini gönderen ana hormon Ghrelin‘dir. Bu hormonun %80-90’ı midenin üst kubbe kısmı olan “Fundus” bölgesindeki özel hücreler tarafından üretilir. Mide fundusunu besleyen ana damar ise Sol Gastrik Arterdir.
  • Etki Mekanizması: Bariatrik embolizasyon işleminde, fundus bölgesini besleyen bu kılcal damarlar mikropartiküllerle hedeflenerek tıkanır. Fundusa giden kan akışı kontrollü bir şekilde azaltıldığında, bu bölgedeki hücrelerin ghrelin (açlık hormonu) üretimi dikey bir düşüş gösterir.
  • Sonuç: Beyne giden açlık sinyalleri bıçak gibi kesilir. Hasta işlemden sonra erken doygunluk hisseder, iştahı ve porsiyonları kendiliğinden azalır, diyet programlarına hiç zorlanmadan tam uyum sağlayarak hızla kilo verir.

2. Bariatrik Embolizasyon İşlemi Nasıl Uygulanır?

Bariatrik embolizasyon, tamamen anjiyografi laboratuvarında, ileri teknolojik görüntüleme kılavuzluğunda gerçekleştirilen konforlu bir mikrogirişimsel prosedürdür:

  • Giriş Noktası (Kesi Yoktur): Hasta tamamen uyanıkken, sadece kasık (femoral) veya bilek (radial) arteri bölgesi lokal anestezi ile uyuşturulur. Ciltte hiçbir cerrahi kesi yapılmaz, sadece bir iğne deliğinden damar sistemine girilir.
  • Mikrokateter ile Nokta Atışı İlerleme: Canlı röntgen görüntüleme (Skopi) kılavuzluğunda, saç teli inceliğindeki tıbbi teller ve mikrokateterler ile vücudun ana damarından geçilerek midenin üst kısmını besleyen Sol Gastrik Artere milimetrik olarak ulaşılır.
  • Güvenli ve Kontrollü Tıkanma: Damarın anatomik haritası anjiyografik olarak çıkarıldıktan sonra, sadece fundus bölgesindeki ghrelin hücrelerini besleyen kılcal ağa “mikropartikül” adı verilen, insan vücuduyla %100 uyumlu tıbbi mikroskobik kürecikler enjekte edilir. Bu kürecikler o kılcal damarları tıkayarak kan akışını azaltır.
  • Anatomi Tamamen Korunur: İşlem mideye giden tüm kanı kesmez; midenin diğer damarlardan gelen güçlü yan beslenmeleri sayesinde midenin canlılığı ve bütünlüğü asla zarar görmez, sadece hormon üreten hücrelerin aktivitesi baskılanır.

3. Girişimsel Bariatrik Tedavinin Cerrahi Ameliyatlara (Tüp Mide/Bypass) Göre Avantajları Nelerdir?

  • Geri Dönüşsüz Bir Değişiklik Yapılmaz: Tüp mide ameliyatlarında midenin %80’i kesilerek vücut dışına çıkarılır. Bariatrik embolizasyonda ise midenin anatomik bütünlüğü tamamen korunur; kesme, dikme, dikiş veya zımbalama (stapler) yoktur.
  • Genel Anestezi ve Narkoz Riski Yoktur: Obez hastalar için genel anestezi her zaman yüksek risk taşır. Bu işlem sadece lokal anestezi altında, hasta uyanıkken konuşarak yapılır.
  • Kaçak ve Kanama Riski Minimumdur: Cerrahi obezite ameliyatlarının en korkulan komplikasyonları olan dikiş hattı kaçakları, karın içi ağır enfeksiyonlar ve şiddetli kanamalar bu yöntemde neredeyse hiç görülmez.
  • Emilim Bozukluğu Yaşanmaz: Gastrik bypass gibi ameliyatlardan sonra hastalar ömür boyu vitamin, demir ve mineral hapları kullanmak zorundadır. Bariatrik embolizasyonda sindirim sisteminin doğal emilim mekanizması bozulmadığı için kronik vitamin eksiklikleri yaşanmaz.

4. Süreç, Riskler ve Uygulama Kriterleri

Ameliyatsız bariatrik embolizasyon tedavisiyle ilgili süreçler ve hastalarımızın en çok merak ettiği pratik detaylar:

  • Kimlere Yapılır?

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) genellikle 30 ila 40 arasında olan (Obez sınıfı), diyet ve egzersizle kilo veremeyen, ancak cerrahi ameliyat sınırında olmayan ya da ameliyat olmak istemeyen hastalara uygulanır. Ayrıca VKİ’si 40’ın üzerinde olup cerrahiyi tıbbi nedenlerle kaldıramayacak hastalar için de mükemmel bir alternatiftir.

  • Kan Sulandırıcı Kullanımı Nasıl Yönetilir?

Atardamar yoluyla yapılan bir anjiyo işlemi olduğu için kanama riskini önlemek adına; Aspirin, Coraspin, Plavix veya yeni nesil kan sulandırıcı kullanan hastaların ilaçları, ilgili hekimlerin koordinasyonuyla işlemden 3 ila 5 gün önce kesilir veya köprüleme tedavisi planlanır.

  • Riskleri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Girişimsel Radyolojinin en güvenli işlemlerinden biridir. İşlemden sonraki ilk birkaç gün, midedeki kan akışının azalmasına bağlı olarak hafif bulantı, kramp şeklinde karın ağrısı veya hafif ekşime hissi görülebilir. Bu durum geçicidir ve kliniğimizde reçete edilecek modern ilaçlarla kolayca kontrol altına alınır. Hedef dışı embolizasyon (parçacıkların istem dışı başka damara kaçması) riski, deneyimli ellerde ve yüksek çözünürlüklü anjiyo cihazları altında yok denecek kadar azdır (<%1).

  • İşlem Sonrası Süreç Nasıl İlerler?

İşlem ortalama 45-60 dakika sürer. Hasta işlemden sonra tedbir amaçlı sadece 1 gece hastanede misafir edilir ve ertesi gün yürüyerek evine döner. Cerrahi ameliyatlardaki gibi haftalarca süren sıvı beslenme zorunluluğu yoktur; ilk birkaç günlük yumuşak gıda döneminin ardından hızla normal beslenmeye geçilir.

  • Beklenen Kilo Kaybı Nedir?

Klinik çalışmalar, bariatrik embolizasyon sonrasında hastaların ilk 6 ay ile 1 yıl içinde fazla kilolarının %15 ila %25’ini kalıcı olarak kaybettiklerini göstermektedir. İşlemden hemen sonraki haftalarda açlık hissinin kaybolmasıyla birlikte kilo verme süreci hızla başlar.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Mide balonu veya mide botoksundan farkı nedir?

Mide balonu ve botoksu endoskopik (ağızdan girilerek) yapılan geçici yöntemlerdir. Balon en fazla 6 ay midede kalabilir ve çıkarıldığında mide eski hacmine döner; botoksun etkisi ise 4-6 ayda tamamen biter ve hastalar genellikle verdikleri kiloları geri alır. Bariatrik embolizasyon ise anjiyo ile damar düzeyinde yapılan hücresel bir müdahaledir; açlık hormonunu üreten hücre yapısını kalıcı olarak modüle ettiği için etkisi geçici değildir, nüks oranı çok daha düşüktür.

İşlemden sonra midemde ülser veya doku ölümü (nekroz) olur mu?

Hayır. Mide, insan vücudunda kanlanması en güçlü ve çok yönlü olan organdır. Sol gastrik arter mikropartiküllerle kapatıldığında, midenin diğer 4 ana damarı hemen devreye girerek koruyucu kan akışını sürdürür. Bu sayede midede doku ölümü veya delinme gibi riskler oluşmaz; sadece fundus bölgesindeki ghrelin üreten hassas hücrelerin salgı kapasitesi kalıcı olarak azaltılır.

Girişimsel Radyoloji Klinik Yaklaşımı

Kilo verme sürecinde en büyük düşman irade eksikliği değil, vücudun biyolojik olarak salgıladığı hormonal açlık çığlıklarıdır. Ghrelin hormonu tavan yapmış bir hastaya sadece ‘boğazını tut’ demek tıbbi olarak haksızlıktır. Obezite cerrahisi ise çok etkili olmakla birlikte, sağlam bir organın büyük kısmının kesilip atılması gibi ciddi bir radikallik içerir. Girişimsel Radyoloji olarak bizim bariatrik felsefemiz; hastanın anatomisine dokunmadan, midesini eksiltmeden, yüksek teknolojik anjiyo masasında sadece bir iğne deliğinden girerek o açlık sinyalini kaynağında kapatmaktır. Sol gastrik arteri milimetrik olarak haritalandırıp biyolojik yamalamayı yaptığımızda, hastanın sonraki aylarda ‘Hocam artık canım yemek istemiyor, tabağı bitiremiyorum’ demesini ve cerrahinin hiçbir ağır komplikasyonunu yaşamadan sağlığına kavuşmasını izlemek, mikrogirişimsel tedavilerin modern tıbba sunduğu en zarif çözümlerden biridir. Kilo vermek için organlarınızdan vazgeçmek zorunda değilsiniz.

İletişim & Konum

Doç. Dr. Hilmi AKSOY

Adres:
Yamanevler, Site Yolu Cd No:7, 34768 Ümraniye/İstanbul
Ümraniye / İstanbul
Telefon:
02165241300
Çalışma Saatleri:
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00