Özellikle ileri yaşlarda, belirgin bir düşme veya travma olmasa bile sinsi bir şekilde başlayan; hastanın yürümesini, ayağa kalkmasını ve hatta yatakta dönmesini bile engelleyen şiddetli kalça ağrılarının arkasında gözden kaçan büyük bir neden vardır: Sakrum (leğen kemiğinin merkezindeki kuyruk sokumu üstü kemik) kırıkları.
Röntgen filmlerinde neredeyse hiç fark edilmeyen, bu yüzden sıklıkla bel fıtığı veya siyatik ağrısıyla karıştırılarak yanlış tedavilerle zaman kaybedilen bu sinsi kırıklarda, Girişimsel Radyolojinin sunduğu Sakroplasti (Çimento Tedavisi), hastayı aylarca süren yatak bağımlılığından kurtaran, ameliyatsız ve anında sonuç veren en modern yöntemdir.
1. Sakrum (Leğen Kemiği) Kırığı Nedir ve Neden Şiddetli Ağrı Yapar?
Sakrum, omurganın en alt kısmında yer alan, leğen kemiklerinin ortasında bir kilit taşı gibi durarak üst vücudun tüm yükünü bacaklara aktaran üçgen şeklinde güçlü bir kemiktir. Ancak yaşlılığa bağlı kemik erimesi (osteoporoz), uzun süreli kortizon kullanımı veya radyoterapi (ışın tedavisi) geçmişi olan hastalarda bu kemik kalitesi düşer ve zayıflar.
2. Mikrogirişimsel Sakroplasti Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Sakroplasti; zayıflayan, çatlayan ve mikro kırıklar nedeniyle vücut yükünü taşıma dengesini kaybeden sakrum kemiğinin içerisine, yüksek teknolojik görüntüleme cihazları eşliğinde girilerek tıbbi kemik çimentosu (PMMA) enjekte edilmesi işlemidir. Kemiğin içeriden dondurularak anında sağlamlaştırılmasını hedefler.
Kliniğimizde bu ileri düzey mikrogirişimsel prosedür şu adımlarla güvenle gerçekleştirilir:
3. Sakroplastinin Kalça Kemiğine ve Ağrıya Faydası Nasıl Olur?
4. Süreç, Riskler ve Uygulama Kriterleri
Aşağıdaki maddeler, sakroplasti tedavisinin hazırlık aşamasından uzun vadeli sonuçlarına kadar hastalarımızın en çok merak ettiği pratik soruların yanıtlarını içermektedir:
Osteoporoza (kemik erimesine) bağlı sakrum yetersizlik kırığı olanlara, kalça kemiğinde kanser metastazı veya multipl miyelom kaynaklı kemik yıkımı ve şiddetli ağrı yaşayanlara, aylarca simit minderle oturmasına rağmen kalça sızısı geçmeyen hastalara uygulanır.
Leğen kemiği bölgesi zengin damar ağlarına komşu olduğu için kanama riskini yönetmek kritiktir. Aspirin, Coraspin, Plavix veya yeni nesil kan sulandırıcı kullanan hastaların, ilacı reçete eden hekimin onayıyla işlemden 3 ila 5 gün önce ilaçlarını kesmesi istenir. İşlemden 24-48 saat sonra bu ilaçlara güvenle yeniden başlanır.
Girişimsel Radyolojinin canlı üç boyutlu görüntüleme teknolojisi sayesinde riskler son derece düşüktür (<%1). En önemli risk çimentonun kemik dışındaki sinir kanallarına sızmasıdır; ancak deneyimli bir Girişimsel Radyolog tarafından canlı ekranda milim milim izlenerek yapıldığında bu sızıntılar erken aşamada fark edilir ve enjeksiyon anında durdurulur.
Hastanede yatış gerektirmeyen günübirlik bir uygulamadır. İşlem ortalama 20-30 dakika sürer. Çimento enjeksiyondan kısa süre sonra tamamen kemik gücüne ulaştığı için, hasta işlemden 2 saat sonra kendi ayakları üzerinde yürütülür. Herhangi bir korse veya aparat kullanımına gerek kalmadan, ertesi gün normal ev ve sosyal hayatına dönebilir.
Sakroplasti, uygulandığı o kırık hattı için ömür boyu kalıcı bir çözümdür. Çimento kemik içinde bozulmaz, erimez veya yerinden oynamaz. Ancak bu işlem vücudun genel kemik erimesini durdurmaz. Hastanın sonraki süreçte pelvisin diğer bölgelerinde yeni kırıklar yaşamaması için kemik erimesi (osteoporoz) tedavisine ve kalsiyum/D vitamini takviyelerine aksatmadan devam etmesi hayati önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sakroplasti işlemi sırasında narkoz alacak mıyım? Çok acır mı?
Hayır, genel anesteziye (ağır narkoza) gerek yoktur. İşlem yapılacak bölge çok güçlü lokal anesteziklerle tamamen uyuşturulur ve damardan verilen hafif sakinleştiricilerle (sedasyon) hastanın tamamen konforlu, stressiz ve ağrısız bir süreç geçirmesi sağlanır.
MR raporumda “sakrumda kemik ödemi” yazıyor, bu çimento tedavisi için uygun olduğumu mu gösterir?
Evet. Sakrum kemiğindeki ödem, o bölgede aktif bir kırık, yangı ve mekanik instabilite (gevşeklik/sağlamlık kaybı) olduğunun en net kanıtıdır. Kemik ödemi olan hastalar sakroplasti tedavisinden en yüksek ve en hızlı faydayı gören, masadan ağrısız kalkan hasta grubudur.
Girişimsel Radyoloji Klinik Yaklaşımı
Klinik pratiğimizde teşhisi en çok geciken, hastayı ve ailesini en çok çaresiz bırakan tablolardan biri sakrum kırıklarıdır. 70’li yaşlarında, bir gün aniden kalça ağrısıyla yatağa düşen ve ‘Bel fıtığın var’ denilerek aylarca ağrı kesicilerle oyalanan hastaların MR’larını incelediğimizde, sorunun aslında sakrum kemiğindeki o gizli çatlaklar olduğunu görüyoruz. Girişimsel Radyolojinin sunduğu en büyük vizyon, hastayı ‘Zamanla kendi kendine kaynar’ diyerek aylarca yatağa mahkum etmek yerine, sadece bir iğne deliğinden girerek o kemiği 15 dakikada ayağa kaldırmaktır. Çimento donduğu an hastanın yüzündeki o şaşkınlık ve rahatlama ifadesi, mikrogirişimsel felsefenin ve doğru teşhisin ne kadar değerli olduğunun en büyük kanıtıdır. Kalça ve bel ağrılarında çaresizliğe veya kalıcı yatak bağımlılığına mahkum değilsiniz.