Bel ve boyun ağrısı çeken birçok hastanın aklına ilk olarak bel fıtığı gelse de, kronik omurga ağrılarının yaklaşık %30 ila %40’ının arkasındaki asıl suçlu faset eklemlerdir. Yaşlanma, kireçlenme (osteoartrit), duruş bozuklukları veya geçirilmiş bel ameliyatlarına bağlı olarak yıpranan bu eklemler, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür.
Girişimsel Radyolojinin sunduğu yüksek teknolojik görüntüleme kılavuzluğu sayesinde, bu inatçı ağrılardan kurtulmak için omurgaya platin veya vida takılan ağır ameliyatlara gerek yoktur. Kesintisiz canlı ekran takibi altında yapılan mikro-girişimsel yöntemlerle, ağrı doğrudan kaynağında susturulabilmektedir.
1. Faset Eklem Nedir ve “Faset Sendromu” Neden Olur?
Faset eklemler, omurga kemiklerimizi (omurları) arkadan birbirine bağlayan, omurganın esnek bir şekilde sağa sola dönmesini ve öne arkaya eğilmesini sağlayan küçük, hareketli eklemlerdir. Tıpkı diz veya kalça eklemi gibi faset eklemlerin de üzeri kıkırdakla kaplıdır ve içinde eklem sıvısı bulunur.
Zamanla bu kıkırdak yapının aşınması, eklem sıvısının azalması ve kemiklerin birbirine sürtünmesi sonucu Faset Sendromu (Omurga Kireçlenmesi) gelişir.
Faset Sendromunun Tipik Belirtileri:
2. Girişimsel Radyolojide Uygulanan Faset Tedavileri Nelerdir?
Girişimsel Radyoloji ünitelerinde faset eklem hastalıkları, hastanın klinik durumuna ve eklemdeki hasarın derecesine göre kademeli olarak iki ana yöntemle tedavi edilir. Her iki işlem de “körlemesine” yapılmaz; canlı röntgen (Skopi) veya Tomografi cihazları kılavuzluğunda milimetrik hassasiyetle uygulanır.
A) Faset Eklem ve Medial Dal Enjeksiyonları (Tanısal ve Tedavi Edici Blokaj)
Bu yöntem, hem ağrının kesin kaynağını bulmak (tanı) hem de hastanın konforunu hızla geri kazandırmak (tedavi) amacıyla uygulanan ilk adımdır.
B) Faset Eklem Termal Ablasyonu (Radyofrekans Nörotomi)
Faset enjeksiyonu ile ağrı kaynağı net olarak saptanan ancak bir süre sonra ağrıları tekrarlayan hastalarda, uzun süreli ve kalıcı şifa sağlamak amacıyla Termal Ablasyon (Radyofrekans) yöntemi uygulanır.
3. Süreç, Riskler ve Uygulama Kriterleri
Girişimsel radyolojik faset tedavilerinin hazırlık aşamasından sonraki süreçlerine dair pratik detaylar şu şekildedir:
Omurga kireçlenmesi (faset sendromu) olanlara, sabahları bel tutukluğu ile uyananlara, bel fıtığı ameliyatı geçirmesine rağmen mekanik ağrıları bitmeyenlere ve fizik tedaviden fayda görmeyen hastalara uygulanır.
İleri teknoloji cihazlarla ekrandan izlenerek yapıldığı için ciddi komplikasyon riski yok denecek kadar azdır (<%1). İşlem sonrasında iğne giriş yerinde birkaç gün süren lokal bir hassasiyet veya hafif yanma hissi olabilir; bu durum buz uygulamasıyla kolayca geçer.
Hastanede yatış gerektirmeyen, günübirlik işlemlerdir. Hasta enjeksiyondan veya radyofrekas tedavisi bittikten 20-30 dakika sonra kendi ayakları üzerinde yürüyerek kliniğimizden ayrılır. İlk 24 saat ev istirahati önerilir, ertesi gün kişi sosyal ve profesyonel hayatına geri dönebilir.
Faset enjeksiyonunun yarattığı ödem çözücü etki birkaç ay sürebilir ve bazen spazm döngüsünü tamamen kırabilir. Termal Ablasyon (Radyofrekans) tedavisinin etkisi ise genellikle 1 ila 2 yıl boyunca kesintisiz devam eder. Bu sürenin sonunda sinir kendini çok hafif yenileyebilir. Eğer ağrı geri dönerse, omurgaya hiçbir zarar vermeyen bu yöntem güvenle yeniden tekrarlanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Bu işlem fıtık ağrısına da iyi gelir mi?
Faset tedavileri doğrudan omurganın arkasındaki kireçlenmiş eklemleri hedefler. Eğer bacağınıza vuran, fıtık kaynaklı bir siyatik ağrınız varsa, “Epidural Steroid Enjeksiyonu” uygulanmalıdır. Ancak klinik pratiğimizde hem fıtık hem de faset kireçlenmesi sıklıkla bir arada görülür. Bu durumda, her iki tedavi aynı seansta kombine edilerek hastanın tüm ağrı odakları tek seferde çözülebilir.
İşlemler omurga kireçlenmesini tamamen yok eder mi?
Radyofrekans veya enjeksiyon tedavileri kireçlenmiş kemik yapısını ortadan kaldırmaz (zaten bunu açık ameliyatlar da yapamaz). Ancak bu kireçlenmenin yarattığı, hastayı yürüyemez ve eğilemez hale getiren o şiddetli kronik ağrıyı ortadan kaldırır. Ağrısı geçen hasta bel kaslarını güçlendirebilir, klinik pilates yapabilir ve eklemlerin daha fazla yıpranmasını engelleyecek aktif bir yaşama konforla dönebilir.
Girişimsel Radyoloji Klinik Yaklaşımı
Kliniğimize başvuran ve yıllarca ‘bel fıtığı’ tedavisi görmesine rağmen kalça ve bel ağrısı bir türlü geçmemiş hastaların filmlerini incelediğimizde, sorunun aslında omurganın arkasındaki faset eklemler olduğunu çok sık saptıyoruz. Faset sendromu, doğru teşhis edilmediğinde hastayı gereksiz ameliyatlara kadar sürükleyebilen yanıltıcı bir tablodur. Girişimsel Radyoloji uzmanı olarak bizim en büyük gücümüz, gelişmiş skopi ekranında o mikro sinirleri ve milimetrik eklem aralıklarını bir harita gibi okuyabilmemizdir. İğne ucuyla tam o ağrı üreten merkeze ulaşıp sinyali radyofrekans enerjisiyle askıya aldığımızda, hastalarımızın aynı gün rahatça eğilip bükülebilmesi bu mikro-girişimsel felsefenin en zarif kanıtıdır. Omurganızın doğal mimarisini vidalarla sabitlemeden, sadece bir iğne deliğinden girerek kronik ağrılarınızdan kurtulmanız mümkündür.