Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTK) ve Perkütan Biliyer Drenaj (PBD), Girişimsel Radyolojinin en kritik, hayat kurtarıcı ve teknik olarak en üst düzey hassasiyet gerektiren hepatobiliyer (karaciğer ve safra yolları) işlemlerindendir.
Bu iki prosedür genellikle birbirinin devamı niteliğindedir: PTK ile safra yollarının anatomisi ve tıkanıklığın haritası görüntülenir; PBD ile de tıkanıklığa bağlı biriken safra sıvısı dışarıya veya bağırsağa akıtılarak hastanın hayatını tehdit eden sarılık ve enfeksiyon tablosu ortadan kaldırılır.
Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTK) ve Perkütan Biliyer Drenaj (PBD) Rehberi
1. Temel Tanımlar ve İşlem Mantığı
Perkütan Transhepatik Kolanjiografi (PTK)
Cilt üzerinden, karaciğer dokusunu geçerek doğrudan safra kanallarının içine çok ince bir iğne (Chiba iğnesi) ile girilmesi ve opak madde (boyalı sıvı) enjekte edilerek safra ağacının röntgen (skopi) altında görüntülenmesi işlemidir.
Perkütan Biliyer Drenaj (PBD)
PTK ile görüntülenen ve tıkanmış olan safra kanallarının içine, tıkanıklığı bypass edecek özel kateterlerin (yumuşak plastik tüplerin) yerleştirilmesi işlemidir.
2. Endikasyonlar: Bu İşlemler Ne Zaman Yapılır?
Genellikle ERCP (endoskopik yöntem) başarısız olduğunda, anatomik olarak imkansız olduğunda (örneğin geçirilmiş mide/safra ameliyatları olan hastalarda) veya tıkanıklık karaciğerin çok üst seviyelerinde (hiler bölge / Klatskin tümörü) olduğunda ilk seçenek olarak uygulanırlar.
A. Malign (Kanser Kaynaklı) Tıkanıklıklar
B. Benign (İyi Huylu) Nedenler
C. Acil Durumlar
3. PBD Türleri (Drenaj Seçenekleri)
Girişimsel Radyolog, tıkanıklığın seviyesine ve kılavuz tellerin darlığı geçip geçemediğine bakarak üç tip drenajdan birine karar verir:
4. İşlem Süreci
1.İşlem Öncesi Kritik Hazırlık:Antibiyotik ve Kan Kontrolü.
Safra yollarına girildiğinde enfeksiyon yayılma riski çok yüksek olduğundan, işlemden en az 1 saat önce geniş spektrumlu IV Antibiyotik başlanır. Kan sulandırıcı ilaçlar kesilir, pıhtılaşma değerleri (INR, Trombosit) kontrol edilir. Hasta işleme aç gelir.
2.Ultrasonografik Hedefleme ve PTK:İğne İle Giriş.
Hasta girişimsel radyoloji anjiyo masasına alınır. Sağ kaburga arası (interkostal) veya iman tahtasının altı (subksifoid) bölge steril edilir ve lokal anestezi yapılır. Damardan sakinleştirici (sedasyon) verilir. Ultrason eşliğinde genişlemiş bir safra kanalı hedef alınarak Chiba iğnesi ile karaciğere girilir. Opak madde verilerek safra yolları skopide görünür kılınır (PTK).
3.Darlığın Geçilmesi ve Drenaj (PBD):Kılavuz Tel ve Kateter.
İğnenin içinden çok ince, hidrofilik kılavuz teller safra ağacına ilerletilir. Tel yardımıyla darlık bölgesi (tümör veya taş) nazikçe geçilmeye çalışılır. Darlık geçilirse kateter bağırsağa kadar uzatılır (İç-Dış drenaj). Geçilemezse kateter darlığın hemen üstünde bırakılır (Dış drenaj). Kateter cilde dikişle sabitlenir ve torbaya bağlanır.
4.İşlem Sonrası İlk İzlem:Takip ve Bakım Başlangıcı.
Hasta derlenme odasına alınır. Vital bulguları izlenir. Torbaya gelen safranın rengi ve miktarı (ilk saatlerde kanlı gelebilir, normaldir; sonradan altın sarısı/yeşile dönmelidir) takip edilir. Antibiyotik tedavisine devam edilir.
5. Komplikasyonlar ve Yan Etkiler
Karaciğer damardan son derece zengin bir organ olduğu ve safra yolları enfeksiyona açık olduğu için işlem sırasında ve sonrasında bazı riskler mevcuttur:
Sık Görülen Yan Etkiler ve Hafif Komplikasyonlar
Ciddi Komplikasyonlar
6. İşlem Sonrası Bakım ve Takipte Dikkat Edilecek Unsurlar (Evde Bakım)
PBD kateteri olan hastaların takibi uzun solukludur. Hastanın ve refakatçisinin kateter bakımını çok iyi bilmesi gerekir:
Doç. Dr. S. Hilmi Aksoy’un Klinik Yaklaşımı
PTK ve PBD işlemleri, Girişimsel Radyolojinin adeta satranç oynamak gibi büyük bir soğukkanlılık ve anatomi bilgisi gerektiren disiplinleridir. Genellikle karşımıza gelen hastalar; onkolojik süreçlerin ileri evresinde olan, sarılık nedeniyle bitkin düşmüş, karaciğer fonksiyonları bozulmuş hassas hastalardır. Bu işlemlerde bizim ilk kuralımız ‘Asla acele etme ve safra yollarına yüksek basınç uygulama’ ilkesidir. Opak maddeyi verirken çok yavaş hareket ederiz; çünkü safra yollarını fazla şişirmek, içerideki bakterilerin kana karışarak hastayı septik şoka sokmasına neden olabilir. ERCP’nin açamadığı kapıları, biz yukarıdan karaciğerin içinden girerek mikro-kılavuz tellerimizle sabırla açıyoruz. Hastanın gözlerindeki o yoğun sarılığın, işlemden sonraki günlerde açıldığını ve karaciğer değerlerinin normale döndüğünü görmek, onkoloğun hastaya yeniden kemoterapi verebilmesinin önünü açmak bizim için mesleki açıdan en gurur verici tablolardan biridir.